<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nefis mertebeleri &#8211; Sıddık Naci Eren</title>
	<atom:link href="https://www.siddiknacieren.com/etiket/nefis-mertebeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siddiknacieren.com</link>
	<description>Sıddık Naci Eren Efendi Hazretleri Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Oct 2026 04:57:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.4</generator>

<image>
	<url>https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2022/03/cropped-siddik-naci-eren-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>nefis mertebeleri &#8211; Sıddık Naci Eren</title>
	<link>https://www.siddiknacieren.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Emmâre&#8217;den Sâfiyye&#8217;ye Kadar Nefis ile Rûh-u Sultan&#8217;ın Asılları, Mertebeleri ve Tecellileri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/emmareden-safiyyeye-kadar-nefis-ile-ruh-u-sultanin-asillari-mertebeleri-ve-tecellileri-nelerdir/5702/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 21:48:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5702</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsin-mertebeleri-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" />&#160; Emmâre&#8217;den Sâfiyye&#8217;ye Kadar Nefis ile Rûh-u Sultan&#8217;ın Asılları, Mertebeleri ve Tecellileri Nelerdir? &#160; &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarından Emmâre&#8217;den Sâfiyye&#8217;ye Kadar Nefis ile Rûh-u Sultan&#8217;ın Asılları, Mertebeleri ve Tecellilerinin Neler olduĝunu yazacağız. Nefs-i Emmâre: Azizim; malûm ola ki nefsin mertebesi evvelâ Emmâredir ki, vahşi hayvan gibi, belki daha da kötüdür, zirâ, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsin-mertebeleri-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" /><p>&nbsp;</p>
<p><strong>Emmâre&#8217;den Sâfiyye&#8217;ye Kadar Nefis ile Rûh-u Sultan&#8217;ın Asılları, Mertebeleri ve Tecellileri Nelerdir?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-5705" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsin-mertebeleri-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-289x300.jpg" alt="" width="289" height="300" srcset="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsin-mertebeleri-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-289x300.jpg 289w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsin-mertebeleri-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1.jpg 480w" sizes="(max-width: 289px) 100vw, 289px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarından Emmâre&#8217;den Sâfiyye&#8217;ye Kadar Nefis ile Rûh-u Sultan&#8217;ın Asılları, Mertebeleri ve Tecellilerinin Neler olduĝunu yazacağız.</p>
<div>
<p>Nefs-i Emmâre: Azizim; malûm ola ki nefsin mertebesi evvelâ Emmâredir ki, vahşi hayvan gibi, belki daha da kötüdür, zirâ, o kimsenin ruh-u sultaniyye&#8217;si Nefs-i imansız gider ve Cehennemde yerleşirler. Bazıları da imanla son bulur. Cezaya ve azaba müstehak olurlar.</p>
<p>Nefs-i-Emmâre, bütün kâfirlerin, münafıkların ve fâsıkların nefisleridir ki, buna rûh-u hayvaniyye adı verilmiştir. Bu kimselerin ruh-u hayvanileri, rûh-u sultanilerini büsbütün esir etmiştir. Onun için, çoğu imansız giderler. Bu gibi hallerden Allahü Teâlâ&#8217; ya sığınırız.</p>
<p>Âdem oğlunda iki rûh vardır, Birisine rûh-u hayvaniye tâbir olunur ki. O, Cenab-ı Hakk&#8217;ın Celal sıfatının tecellisidir. Diğerine de Rûh-u Sultaniyye adı verilmiştir ki, o da Cenab- Hak&#8217;kın Cemâl sıfatının tecellisidir.</p>
<p>Beden ikliminde, bu iki pâdişâhın birer veziri ile birer şeyh-ül İslamları vardır ve onlar ile vücud ikliminde tedbir ve tasarruf ederler.<br />
Ruhu hayvaniyye&#8217;nin veziri Akl-ı meaş (Geçim aklı) ve bağlı bulunduğu yer şeytandır, onlarla istişare eder. Ruh-u Sultaniyye&#8217;nin de veziri Akl-ı Me&#8217;ad ( Ahiret aklı) ve şeyh-ül İslâm&#8217;ı melektir. Onlarla istişare eder.</p>
<p>Rûh-u hayvaniyye&#8217;nin zevki, yiyip içmek, giyinip kuşanmaktır. Yani zahirde insana zevk ve lezzet verecek ne kadar şey varsa onların hepsinden sefa ve kuvvet bularak rûh-u sultana galip gelir.</p>
<p>Rûh-u sultaniyye&#8217;nin de zevki, zikir ve fikir, ibadet ve tâat ve Allahu Teâlâ&#8217;nın emirlerine uymak, nehiylerinden sakınmaktır. Yâni, bâtında insana ve ruha zevk ve lezzet veren rûhâni sefayla ve Allahü Teâlâ&#8217;nin emirlerine boyun eğerek, rûh-u hayvana galip gelir. Sözün kısası, rûh-u hayvana galip olması Alahū Teâlâ&#8217;nın emirlerini yerine getirmekle olur.</p>
<p>Bu iki rûh, tarif ve tavsif edilen şekilde, vücud ülkesinde hükümet kurar ve hükmederler. Birinin sıfatı, diğerine aykırı, tamamen başka ve büsbütün zıt olduğundan, daima muharebe ve mücadele ederler. Rûh-u hayvaniyye&#8217;nin aslı, sıfatı Emmâredir ki ona Nefis adı verilir. Bu sıfat, Cenâb-ı Hak&#8217;kın Celâl sıfatına mazhar olduğundan, daima Hak&#8217;kın rızası olmayan șeylerden lezzet ve kuvvet bulur. Rûh-u sultaniyye&#8217;nin aslı sıfat-ı sâfiyye&#8217;dir ki, ona sıfatı insan adı verilir. Bu sıfat Cenab-ı Hak&#8217;kın Cemal sıfatına mazhar olduğundan, daima Cenâb-ı Hakk&#8217;ın rızâsında olup bir adım ayrılmak istemez. Bu sebeple, birbirlerine zıt olur ve vücud ülkesinde muharebe ederler.</p>
<p>Bu sebeple, ilk olarak ele alacağımız Nefs-i-Emmâre sahipleridir ki, onlar dünya ehli olup masiyet karanlıklarında, kalpleri kararmıştır. Onlara nasihat kâr etmediğinden sonunda imansız giderler.</p>
<p>Tarikat ehlinden Nefs-i Emmârede bulunanlar, zikirden ve fikirden asla lezzet bulmazlar. Her ân ve her nefes iç darlığından kurtulamazlar. Fiillerinin çoğu nehyedilen șeyler olur. Kürsü dibinde ağlarlar. Köçek önünde oynarlar. Kendilerinden zuhur eden mâsiyyet, kendilerine hoș görünür ve iyi gelir. Bu yüzden bir türlü tövbekar olmazlar ve istiğfarda bulunamazlar. Bir kimse kendilerine: Sende çirkin ve kötü huylar var. Tövbe ve istiğfar et, dese ona düşman olurlar.</p>
<p>Zikirlerinde ve fikirlerinde asla sebat olmaz. Bazen devamlı olarak çalışır bazen de kendilerini büsbütün arzu ve heveslerine kaptırıp giderler. Bazan da Ehlullah himmetiyle kendilerine pişmanlık gelir, kötü fiillerine tövbe ve istiğfar ederler. Kendilerini her şeyden alçak gorerek (El Aman) demeğe başlarlar.</p>
<p>Eğer Nefs-i Emmâre&#8217;de olan sâlik, mürşid-i kamil elinde olursa onun kudsi kuvveti bereketiyle kısa zamanda Nefs-i levvâmeye tebdil olabilirler. Mürşidi noksan olursa o hal ile kalmalarından ve büyük tehlikelere düşmelerinden korkulur.<br />
Sözün kısası Nefs-i Emmârede olan sâlike hiç bir şekilde vuslat nasip olmaz. Hatta imansız gitmesinden bile korkulur.<br />
Peygamber (S.A.V.) Efendimiz  :<br />
Nefsi bilmek, Rabbi bilmektir; Ol Resûl (Men arefe nefsehu fekad arefe Rabbehu) buyurur.<br />
Hakikatta nefis birdir, sıfatları yedidir.</p>
<p><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_261029_235623_994.sdocx--></p>
</div>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarında Emmâre&#8217;den Sâfiyye&#8217;ye Kadar Nefis ile Rûh-u Sultan&#8217;ın Asılları, Mertebeleri ve Tecellilerinin Neler olduĝunu aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Kalplerin Anahtarı s.354 &#8211; 356</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefis ve Ruhu Sultan</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefis-ve-ruhu-sultan/5697/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2026 21:36:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5697</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefis-ve-rhu-sultan-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" />Nefis ve Ruh-u Sultan ne demektir ? &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsi açıklarken kullandığı tabirlerden Ruhu Sultan&#8217;ı yazacağız. Azizine malum olsun ki, mürşidinden inabe alan (Günahları terk ile Hak&#8217;ka dönülen. Hak&#8217;ka tâbi bir mürşide bağlanan. ) sâlik, henüz anasından doğmuş bir çocuk gibidir. Kendisi her ne kadar yaşlı ve ihtiyar olsa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefis-ve-rhu-sultan-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /><p><strong>Nefis ve Ruh-u Sultan ne demektir ?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsi açıklarken kullandığı tabirlerden Ruhu Sultan&#8217;ı yazacağız.</p>
<div>
<p>Azizine malum olsun ki, mürşidinden inabe alan (Günahları terk ile Hak&#8217;ka dönülen. Hak&#8217;ka tâbi bir mürşide bağlanan. ) sâlik, henüz anasından doğmuş bir çocuk gibidir. Kendisi her ne kadar yaşlı ve ihtiyar olsa da sülûkun başlangıcında bulunduğundan ve kendisini mürşide teslim ederek, didâra talib olduğundan, henüz dünyaya gelen masum hükmündedir .</p>
<p>Ve teslim olduğu zâtın manevi evladıdır . Sülûk esnasında çocuğun gittikçe büyüdügü gibi o da büyür. Fakat onun büyüyüp gelişmesi, çocuk gibi zâhir değildir. Bu ancak batında, mürşidinin himmetiyle ve ilahi feyizle sülûk ederek olur ki, ehline malûmdur. Sülûkunu tekmil ederek fatihası çekilinceye kadar, çocuk gibi onun tarikatte zuhur edecek kusurlarına bakmazlar ve affederler. Kendisine, tecelli ihsan olunarak sülûkunu tekmil ettiği zaman, sâlik erginlik çağına ermiş ve kendisine bütün hükümlerle hükmolunmuş kimse gibi olduğundan artık tarikatte zerre kadar kusur etse, o kusuru derhal amel defterine yazılır.</p>
<p>O kimse, sülûkunu tekmil ettikten sonra, ehlûllah derecesine henüz ayak basar ki, sâlik o zaman tarikatte erginlik çağına ermiş, fakat hakikatte, henüz dünyaya gelmiş masum gibidir. Yani o kimseden tarikatte kusur zuhur ederse, sorumludur. Fakat, hakikatte kusur zuhur ederse sorumlu değildir</p>
<p>Çünkü, velayete ayak basmadığından Hakikatte masumdur. Sâlik henüz ehlûllah mertebesindedir ki, Allahü Teâlaya yakınlaşmış ve Fenâ-Fillâh, Beka-Billah sırlarına âşinâ olmuştur. Nefsi Emmâre, Levvâme veya Mülhime&#8217;de bulunduğundan çocuk hükmündedir. Hakikatte olan kusurundan sorumlu sayılmaz.</p>
<p>Zira Nefsi Levvâme veya Mülhimede iken, rûh-u hayvanı henüz Rûh-u sultaniye teslim olmamıştir. Her zaman ve her nefesinde; Nefis rûh-u sultani ile mücahede ( nefsi zorluklarla yormak ve onun arzu ve isteklerine karşı çıkmak) ve muharebe ederler. Bazen rûh-i sultani galip gelir ve murakabesinde Tecelli-i Nûr, Tecelli-i-Ef âl ve Tecelli-i-sıfat gibi tecelliler ihsan olunur. Bazan da, nefsi rûh-u sultaniye galip gelir. Ve bu gibi tecelliler zuhur etmedikten başka, o kimseden hakikat kusurları da zuhur eder, ki işte bu gibi kusurlar affolunur .</p>
<p>Fakat bu halde iken tarikat bakımından kusur ederse yine sorumlu olur. Çünkü hakikatte kusur denilen şeyler tarikatte hiç bir sey değildir. Tarikatte kusur deniler șeyler de şeriatte sakıncasız kabilindendir. Lâkin Şeriatte küçük günahlardan (mubahlar içinde istenmeyen) sayılan hususlar, tarikatte kebâir dedigimiz büyük günahlardan ( tarikat kurallarına aykırı olan ve yasaklanan) sayılır. Tarikatte, kebâir olanlar da, hakikatte küfür (hakikat esaslarını inkar etmek) sayılır.</p>
<p>Bu sebeple, hakikatte haram (yasaklanmış fiiller) olan șeyler, tarikatte mubahtır. Böyle bir şey o kimseden zuhur etse, bağışlanır, sorumlu değildir.</p>
<p>Nefisleri, Levvâme veya Mülhimede iken Tekmili Tarik ederek, Ehlullah zümresine dahil olsalar bile, kendilerinde velayet kıdemi yoktur. Zira velayet nefs-i mutmainneye mahsustur. Ehlullah Nefsi mutmainneye ayak basmadıkça velayete ulaşamaz. Bunun için, Nefsi Mutmainneye ayak basmayan Ehlullah, hakikat yönünden çocuk sayılır. Şeriatten ve tarikatten mes&#8217;ul fakat hakikatten masum olur. Velayet kıdemi kendisine ihsan olunmadığından hakikatta ne kadar kusuru olsa hepsi affolunur. Dediğimiz gibi nefisleri henüz Mutmainneye ulaşamamıştır.</p>
<p>Ehlullah Mutmainneye varmadıkça kalbi mutmain olamaz. Çoğu zaman, tereddütlerden ve iç kuruntularından kurtulamaz.</p>
<p>Ma&#8217;kamı mutmainneyi bulmadan velâyete ayak basılmasının sebebi budur. Veli demek, Cenâb-ı Hak tarafindan Faili Muhtar demektir.</p>
<p>(Benim âşık ve sâdık kullarıma, seni veli nasbeyledim ( tayin ettim) . Sana vâsıl olan kullarımı, ihsân ettiğim tarikatten sülûk ettirsek, ben Azim-ül Bürhana ulaștır.) emrini almaktır.</p>
</div>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsi açıklarken kullandığı tabirlerden ruhu Sultan&#8217;ı aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Kalplerin Anahtarı s.351- 353</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefsi Levvame 3</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefsi-levvame-3/5690/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2026 20:04:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefsi levvame]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5690</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsi-levvame-Siddik-naci-eren-ussaki-hz-3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" />Nefs-i Levvâme 3 &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Levvâme’nin üçüncü kısmını yazacağız. Sıfat-ı levvâmede olan insanlar: Azizim, ma&#8217;lûm ola ki, sıfat-ı levvâme iki sınıf üzeredir. 1.sınıf Ehli Ukba (ahiret) Bunlardan birincisine ehl-i ukbâ tâbir olunur Alâmeti: Bunlar emr-i bil ma&#8217;rûfu mümkün olabildiği kadar yerine getirirler ve nehy-i anil münkerden sakınmağa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsi-levvame-Siddik-naci-eren-ussaki-hz-3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /><p><strong>Nefs-i Levvâme 3</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Levvâme’nin üçüncü kısmını yazacağız.</p>
<div data-processor-id="5">Sıfat-ı levvâmede olan insanlar:</div>
<div data-processor-id="6"></div>
<div data-processor-id="7">Azizim, ma&#8217;lûm ola ki, sıfat-ı levvâme iki sınıf üzeredir.</div>
<div data-processor-id="8"></div>
<div data-processor-id="9"><strong>1.sınıf Ehli Ukba (ahiret)</strong></div>
<div data-processor-id="10"></div>
<div data-processor-id="11">Bunlardan birincisine ehl-i ukbâ tâbir olunur Alâmeti: Bunlar emr-i bil ma&#8217;rûfu mümkün olabildiği kadar yerine getirirler ve nehy-i anil münkerden sakınmağa çalışır, gayret ederler. Bazen suyu üfleyerek içerler ve sofuluğu kimseye vermezler. Bazan da öyle saçma sapan işler yaparlar ki, arkasından hemen pişman olarak tevbe ve istiğfar ederler. Fakat bunlarin fiil ve hareketleri emmârede olanlar gibi tamamen haram şeyler değildir. Yâni nefs-i emmârede bulunanlar gibi haram olan şeylerin hepsini yapmazlar. Bazılarından tevbe istiğfar ederek kurtulurlar. Bazılarını da tevbeden sonra dayanamayıp yine yaparlar.</div>
<div data-processor-id="12"></div>
<div data-processor-id="13">Bu sıfatla muttasıf üç bölük kimse vardır.</div>
<div data-processor-id="14"></div>
<div data-processor-id="15">Birinci bölüğü, ilmi ile âmil olmayan alimlerdir.</div>
<div data-processor-id="16"></div>
<div data-processor-id="17"> İkinci bölüğü, zamanında sofu adı verilen kimselerdir ki, bunlar sofuluğu kimseye vermezler. Ama ellerine fırsat geçince dayanamaz ve nehy olunan şeylerder hazlarını islerler. Sonra pişman olur, nefislerine levm aderek tevbe ve istiğfârda bulunurlar.</div>
<div data-processor-id="18"></div>
<div data-processor-id="19">Üçüncü bölüğü, ehli dünya denilen kimselerdir ki, bunlar vaaz ve nasihat meclislerinde ağlayarak tevbe ve istiğfâr ederler. Sonra yine türlü türlü kotülükler işlerler. Fakat emmâredeki gibi, Cenâb-ı Hakkn affı ile teselli bulamazlar. Bu sebeble, pisman olur ve nefislerine levm ederler. Fakat rûhu sultan henüz rûhu hayvana mağlûb olduğundan, vücud ülkesinde hükmü geçmez ve bu yüzden tevbelerinde sâbit olamazlar ve o ma&#8217;sıyeti tekrar işlerler.</div>
<div data-processor-id="20">Bunların içki içmek, kul hakkı yemek, rüşvet almak, yalan söylemek ve buna benzer fiil ve günahları işlemeleri bir sebebe bağlıdır. Meselâ; içki meclisinde bulunsalar, orada bulunanların hatırlarını kırmamak için o fiili işlerler. Geçimleri uygun olmadığından rüşvet alırlar. &#8221; Yalan söylemedikçe alış veriş olmaz &#8221; diye yalan söylerler. Veya &#8220;meclisde bulunanlar gülsünler &#8221; diye mâlâyânî konuşurlar. Sözün kısası, zâhirí bir sebeple o çirkin fiilleri işlerler.</div>
<div data-processor-id="21"></div>
<div data-processor-id="22"><strong>2.sınıf Ehli Tarikat</strong></div>
<div data-processor-id="22"></div>
<div data-processor-id="23">Sıfat-ı levvâmenin ikinci sınıfına &#8221; ehl-i tarikat &#8221; denilir. Bunlar da anlatılanlar gibi tevbelerine sâbit olmazlar. Fakat bunların ma&#8217;sıyetleri onların fiilleri gibi değildir (günahları eylem değil, haldir,tavırdır, davranıştır) .  Fakat, ehl-i tarîkdan bir kimse bir mürşid-i kâmilin  elini tutunca, mürşidi ile bütün haramlardan sakınacağına ve bütün farzları yerine getireceğine dair sözleşmiş, üstelik mürşidi kendisine bir miktar zikir ve fikir  de vermiştir.  O sâlik levvâmede ise mürşidinin himmetiyle ehl-i dünya ve ehl-i ukbâ gibi zâhiri sebeplerle herhangi bir ma&#8217;sıyyeti işleyemez. İşlese bile sebepsiz olarak işler. Yâni, bir sözü daha geniş anlatabilmek  için yalan karıştırır veya söz arasında birisini çekiştirir. Bu ve buna benzer (duyu organlarıyla yapılan günahları) fiilleri ve ezâ ile ilgili kötü hareketleri  hep sebepsiz olur. Yâni istemeyerek ma&#8217;siyette bulunur.</div>
<div data-processor-id="25">Bunlardan başka, kalp ile ilgili kin , haset, kibir  ve  buna benzer kötü huyların hepsi kendilerinde bulunur. Bunları defedebilmek için nefislerini kınarlar, ağlayıp  sızlarlar. Bunlar da ehli ukbâ gibi tövbelerinde  sebat etmeyerek, sonradan yine işlerler. Şu farkla ki,  artık kötü fiillerden kurtulmuşlardır . Ehli dünya ve ehli ukbâ gibi, kötü hareketleri istemeyerek işleseler bile derhal o kötü hallerinden tövbe istiğfar ederler.</div>
<div data-processor-id="26"></div>
<div data-processor-id="27">Bunun ilâcı ve tedavisi (yâni sifatı levvâmeden sıfat-ı mülhimeye geçilmesi) rabıtaya devam etmekle olur. Sifat-ı levvâmede olan kimseler için bu şarttır. Yani her gezip oturduğu yerde, şeyhine müteveccih olarak  sanki şeyhinin huzurunda oturuyormuş ve onun elinden tutuyormuş   veya şeyhinin hırkası altında bulunuyormuş gibi, bu şekil düşüncelerin hangisi kendisine kolay gelirse, ona devam etmeli ve hiçbir yerde şeyhini aklından, hayalinden çıkarmayarak rabıtaya gayret ve dikkat etmelidir. Bir kimsede kusur görünce o kusuru kendisinde görmeli ve kendi kendisine:</div>
<div data-processor-id="28"></div>
<div data-processor-id="29">Ey nefis! İnsan insanın aynasıdır. Eger bu kusur bende olmasaydı, bu kimsede görmezdim. Kendi halimi bu zâtın aynasında gördüm. Bu hal benim halimdir. Ey nefis! Haksız yere ona isnad ediyorsun&#8230; Diyerek nefsini azarlamalı, suclamalı ve mağfiret istemelidir.</div>
<div data-processor-id="30"></div>
<div data-processor-id="31"> Demelidir ki;</div>
<div data-processor-id="32">&#8211; Yâ Rabbi, kalbimde bu küstahlığın vâki olduğunu biliyorsun. Sen bütün sırları ve gizli şeyleri bilicisin Cümlemizi ve mümin kullarını af ve mağfiret buyur. Güzel ahlâk ile sıfatlandır.</div>
<div data-processor-id="33"></div>
<div> Niyâz ile Hak&#8217;tan korkmalı kötü ahlâkı değişinceye kadar Hak&#8217;ka duâ ve niyâzda bulunmalıdır. Böylelikle birer birer bütün kötü huylarından kurtulmuş ve iyi huy sahibi olmuş bulunur. Bir daha kötü huylar kendisinden zuhûr etmezse, anlaşılır ki, sıfat-ı mülhime kendisine hâl olmuştur.</div>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Levvâme’nin üçüncü kısmını aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Allah&#8217;a ve Resulüne EN YAKIN YOL s.402-404</p>
<p>2- Sıddık Naci Eren hz Tarikatların İç Yüzü  s.36-39</p>
<p>3- Sıddık Naci Eren hz Ey gönül Var Allah&#8217;a Kulluk Eyle s.207-209</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefsi Levvame 2</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefsi-levvame-2/5684/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2026 14:16:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5684</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsi-levvame-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" />Nefs-i Levvâme 2 &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Levvâme’nin ikinci kısmını yazacağız. Nefsin ikinci sıfatı nefs-i levvâmedir. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;den delili &#8220;Kendisini levm eden nefse yemin ederim ki..&#8221; (el-Kıyame,2) Nefs-i levvâme öyle bir nefistir ki, bazen rûhun nûru ile nûrlanır. Allah Teâlâ&#8217;ya, peygambere, kitaba ve rûha itâatkâr olur. Bazen de, isyan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/10/Nefsi-levvame-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /><p><strong>Nefs-i Levvâme 2</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Levvâme’nin ikinci kısmını yazacağız.</p>
<p>Nefsin ikinci sıfatı nefs-i levvâmedir. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;den delili<br />
&#8220;Kendisini levm eden nefse yemin ederim ki..&#8221; (el-Kıyame,2)</p>
<p>Nefs-i levvâme öyle bir nefistir ki, bazen rûhun nûru ile nûrlanır. Allah Teâlâ&#8217;ya, peygambere, kitaba ve rûha itâatkâr olur. Bazen de, isyan ederek itâattan ayrılır. Sonra, bu isyanına nadim ve pişman olur. &#8220;Neden tevbemi terkettim, Rabbime isyan eyledim&#8221; diyerek nefsini levm eder, kendisini kınar.</p>
<p>Bu nefis mü&#8217;minlerden isyân ve günâh işleyip sonra nefislerini suçlayan ve kınayanların nefisleridir.</p>
<p>Nefs-i levvâmenin sıfatları da dokuzdur:</p>
<p>1- Ucûb: İbâdetine güvenerek kendisini herkesten üstün görmek.</p>
<p>2- Fısk: Günâhları aşikâr işlemek</p>
<p>3- Cehl: Cahil olup birçok gerçekleri bilmemek.</p>
<p>4- Nevm: Çok uyumak</p>
<p>5- Me&#8217;kûlât ve meşrubat-ı kesire: Aç gözlülük, çok kazanma arzusu.</p>
<p>6- Hırs: Dünya metâına haris olmak, kanaati terketmek.</p>
<p>7. Kahr-ı nedâmet: Bazı şeylere ezâ ve cefâ etmek ve sonra pişman olmak</p>
<p>8- Muhabbet-i lübs: israf sayılacak derecede giyinmeyi, yemeyi ve benzeri şeyleri sevmek.</p>
<p>9- Lağviyyat: Boş ve faydasız sözler ve lüzumsuz beyânlarla ne dünyaya ne de âhirete faydası olmayan konuşmalarla vaktini boşa geçirmek</p>
<p>Bu anlatılan dokuz sıfattan tevbe ederek, yakalarını sıyırabilenler nefs-i levvâmenin yaramaz sıfatlarından kurtulmuş olurlar. Unutulmamalıdır ki, bu sıfatlardan arınmadan ölenler, âhirette pişman olup çok ağlayacaklar ve nefislerini kınayıp üzüleceklerdir. Fakat, o gün nefislerine yaptıkları levmin (yani kınamanın) hiçbir laydası olmayacaktır.</p>
<p>Yà Rabbi! Kalblerimizi, dinin ve tâatin üzere çevir de orada sabit kadem eyle. Bi-hürmeti seyyidi&#8217;l-mürselin .</p>
<p>Nefs-i levvâmede bulunan zevâtın derdlerine de lafza-i celâl (Allah) esmâsı şifa ve devâdır. Bu huylara ve sıfatlara sahip olanlar, Allah ismini vird edinip çokça zikretmelidirler.</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Levvâme’nin ikinci kısmını aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Ey gönül Var Allah&#8217;a Kulluk Eyle s.112-114</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefsi Emmare 6</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefsi-emmare-6/5443/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:18:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefsi emmare]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5443</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/09/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-hz-6-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" />Nefs-i Emmâre 6 &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare’nin altıncı kısmını yazacağız. Nefsi Emmare İnnen nefse le emmaretün bis sûi &#8230; (Zira nefis, kötülüğü emredicidir. ) Nefs-i emmâre ; sahibini, daima hayırdan ve saadetten men eder, sahip olduğu ve hükmünü eline geçirdiği vücudu, şerre ve fenalığa iletir ve ona mütemadiyen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/09/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-hz-6-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /><p><strong>Nefs-i Emmâre 6</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare’nin altıncı kısmını yazacağız.</p>
<p>Nefsi Emmare</p>
<p>İnnen nefse le emmaretün bis sûi &#8230;<br />
(Zira nefis, kötülüğü emredicidir. )</p>
<p>Nefs-i emmâre ; sahibini, daima hayırdan ve saadetten men eder, sahip olduğu ve hükmünü eline geçirdiği vücudu, şerre ve fenalığa iletir ve ona mütemadiyen kötülük yapmayı emreder. Hükümdarı bulunduğu vücudun kalbini ve ruhunu, sefahet bataklıklarına sevk eder .<br />
Kafirlerin, zâlimlerin, münâfıkların, fasıkların ve bütün insanların ilk seyr-ü süluku nefis-i emmareden başlar. Kim olursa olsun, kendisinde aşağıda zikrolunan sıfatlar bulunan kişi nefs-i emmâreye dahil olup ehli nârdir. (Yani cehennem ehlidir. )</p>
<p><strong>Nefs-i Emmâre&#8217;nin Kötü Sıfatları 12&#8217;dir</strong></p>
<p>1- Şirk:<br />
Allah Teâlâ&#8217;ya ortak koşmak ve Hakk&#8217;tan gayrı ilah tanımak</p>
<p>2 Küfür:<br />
İslâm olmamak, Islâm dinini tanımamak ve kabul etmemek.</p>
<p>3- Cehalet:<br />
Allah Teala&#8217;y bilmemek</p>
<p>4- Gaflet:<br />
Allah, peygamber, kitap, melek, ölüm, kabir, ahiret , öldükten sonra dirilmek, mahşer, mizân, hesap düşünmemek . Cennet ve Cehennem&#8217;i aklına bile getirmemek, yaptıklarının yanına kâr olacağını zannetmek .</p>
<p>5.Günâh-ı Kebâir:<br />
Büyük günâhları tereddüt etmeden işlemek ve ısrarla işlemeye devam etmek: Adam öldürmek, içki içmek, zina ve livâta etmek, yalancı şâhitlik etmek ve dedikodu yapmak, yetimlerin ve halkın mallarını yemek .</p>
<p>6. Kibir:<br />
Kendini bütün insanlardan üstün ve yüksek görmek, söylenen söz doğru dahi olsa kabul etmemek.</p>
<p>7. Hırs:<br />
Gözü doymayan ve kanaat etmeyen haris insanlardan olmak.</p>
<p>8. Buhül:<br />
Tamahkâr olmak, kendi yemediği gibi başkalarına da yedirmemek, iyilik yapmamak.</p>
<p>9. Şehvetperestlik:<br />
Nefsinin arzularını yerine getirebilmek için her türlü kötü fiilleri işlemek, başkalarının ırz ve namusuna göz dikmek.</p>
<p>10. Gazab:<br />
Olur olmaz, nefsinin arzuları için öfkelenip başkalarının kalbini kırmak.</p>
<p>11- Hased:<br />
Herkesin elinde olan nimetin mahvolmasını istemek . Bu çirkin huyuyla kendini huzursuz bırakmak.</p>
<p>12-Hıkd:<br />
Kin beslemek öç almak icin fırsat gözetlemek</p>
<p>Bu sıfatlara sahip bulunan nefs-i emmâre sahipleri zahirde İslam dahi olsalar cehenemliktirler. Sıfat bakımından kâfir ile müsâvidirler. Bu saydaklarımızn hepsini veva bazılarını helâl sayanlara İslâm dininden çıkarlar. Ancak, işlediği kötülüklerin gerçekten kötülük olduğunu kabul ederlerse o kişi müslümandır, fakat fasıktır. Zira ehl-i sünnet vel-cemaat mezhebinde olduğumuzdan günâh işleyenler kâfir olmazlar, amma âsi ve fasık olurlar. Bu gibilerin âkıbetlerinden korkulur. Şu kadar ki günâhı helâl itikad ederlerse, dinden çıkarlar.</p>
<p>Nefs-i emmâre ehli ile kâfirler arasındaki fark yalnız tevhidde ayrılır, yoksa sıfatları birdir .<br />
Allah Teâlâ&#8217;nın sevmediği, Resûlullah (s.a.v.)&#8217;ın istemediği, evliyâullah&#8217;ın ikrâh ettiği, âlimlerin ittifakla günâh olduğunu bildirdiği, sâlihlerin ve meleklerin çirkin gördüğü ahlâk-ı zemime, her kimde bulunursa bulunsun o kimse nefs-i emmâre sahibidir. Âkabeti korkulur ve gideceği yer korkunçtur. Tevbe eder, sâlih ameller işler tevbesinde samimiyet ve ciddiyetle sabit ve dâim olursa kendisini Allah Telâ bu sıfatlardan kurtarıp halâs eder.</p>
<p>İște bu sıfatlardan korunmak isteyenler, bu hastalığın tedavisi ve ilâcı için bir mürşid-i kâmil bulup ondan aldığı kelime-i tevhide devam etmelidirler. Tevhid , nefs-i emmâre hastalığının yegâne devâsı şifasì ve kurtarıcısıdır. Tevhide devam eden kişiler, Allah Teâlâ&#8217;dan afv ve mağfiret diler, yaptıklarına pişman ve nâdim olarak gözyaşı dökerlerse, kısa zamanda anlatılan nefs-i emmâre sıfatlarından halâs olurlar. Yoksa bu gibilerin yakın bir zamanda korkunç azab ve sıkıntılara uğrayacaklarını Kur&#8217;ân-ı Azim haber vermekte Ve Resûl Aleyhisselâm da açıkça bildirmektedir.</p>
<p>Cenâb-ı Allah cümlemize tevfikini ihsân buyursun, afv ve mağfiretiyle şâd eylesin ve biz mü&#8217;minleri necâta erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kurân- Kerim ahlâkına ve ahlâkı Muhammediye&#8217;ye tebdil ve tahvil eylesin. (Âmin yâ erhamer râhımin.)</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Emmare’nin altıncı kısmını aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Tarikatların İçyüzü  syf.98- 100</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefsi Emmare 5</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefsi-emmare-5/5432/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefsi emmare]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5432</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/09/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-5-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" />Nefs-i Emmâre 5 &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare’nin beşinci kısmını yazacağız. Usulü Seyri  Suluk 1. Nefsi Emmare &#8220;Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu&#8221; &#8220;Her kim, nefsini bilirse, Rabbini de bilir.&#8221; Sırrına erenler için nefsi bilmek, nefsin aczini bilmek değildir. Olsa olsa  hakkın inayeti ve tevhidin nuru ile hasıl olur. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/09/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-5-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /><p>Nefs-i Emmâre 5</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare’nin beşinci kısmını yazacağız.</p>
<p>Usulü Seyri  Suluk</p>
<p>1. Nefsi Emmare</p>
<p>&#8220;Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu&#8221;<br />
&#8220;Her kim, nefsini bilirse, Rabbini de bilir.&#8221;<br />
Sırrına erenler için nefsi bilmek, nefsin aczini bilmek değildir. Olsa olsa  hakkın inayeti ve tevhidin nuru ile hasıl olur. Onun zevki, vicdanidir. İki küreğinin arasında bir keyfiyetten ibarettir.</p>
<p>Eğer yirmi dört saat içinde kendisine dört saat bir pişmanlık gelir de ibadet, taat ve kullukta bulunursa o zaman ruh-u sultan, ruh-u hayvanı tahtından al aşağı eder. Alır almaz nefsin emmareliği de levvameliğe dönüşür. Nefsi Emmare sıfatları sırasıyla şunlardır;<br />
Nefsi Emmarede olan zakirler;<br />
1-        Nefsü emmare biri, hem göktür anın rengi<br />
Sıfatları yedirir, hem hayvani vahşidir<br />
(Le ammaretün bissü) mazharıdır<br />
Hırs, tamah, şehvet, gazap huyudur<br />
Buğz u hased hem bahillik fi&#8217;lidir.<br />
Darb-ü zulüm, hubbü dünya zevkidir<br />
Selb-ü dünya, mavt-i canı havfidir<br />
La ilahe illallah zikri hem necatıdır<br />
Mürşidinin himmeti hem ona irşadıdır.</p>
<p>Nefsi emmareden nefsi levvameye geçtikçe, her ne kadar abid ve zahid olurlarsa da, levvamenin ilerlemesi mülhimeye gerilemesine yine emmare olduğundan ve henüz ruhu hayvan da askerlerini toplayarak vücud ülkesinden çıkıp gitmediğinden bir punduna getirir ve ruh-u sultanı tahtından indiriverir. Onun için levvame ile emmare arasında bulunan kimsede korku çok olur.<br />
Salik levvameden emmareye düşerse o zaman kalb evvelki safasını bulamaz. Salikte bir iç darlığı, sıkıntı ve kalbinde bir ateş olur ki, anlatılması mümkün değildir. Fakat hakkında inayettir. Çünkü bununla halini bilir. Hemen tevbe ve istiğfar eder, aman kapısına düşer, çalışır, çabalar, ağlar, sözün kısası ne yapar yapar ve Allahu Teala&#8217;nın inayetiyle inler. Yolunu bularak tekrar ruh-u sultanı üstün hale getirir. O zaman salikin içine bir ferahlık ve genişlik gelir.</p>
<p>Eğer gerilediği zaman salikte iç darlığı ve sıkıntılar olmasaydı ruh-u hayvanın üstün geldiğini sezemez, nefs-i emmareye düştüğünü farkedemez, ruh-u sultanın altta olduğunu da bilemezdi. Bilemediği içinde kusurunun affı ile ilerlemek çarelerine teşebbüs edemezdi. Tamamen emniyet içinde kalır, Hakk&#8217;ın mekrinden emin olur ve:<br />
&#8220;Yoksa Allahu Teala&#8217;nın mekrinden emin mi oldular? Allahu Teala&#8217;nın mekir ve tehdidinden, ancak hüsrana uğrayan kullar emin olabilirler.&#8221;<br />
Hükmü celiline müstehak bulunurdu. Bu ise -mazallah- ezeli şekavet alametidir (yani her türlü kötülük ve isyanlarda bulunduğu halde, zahiren ve batınen ilahi bir terbiye zuhur etmemesi, bir dert bela, gam ve kedere uğramayarak nefsinin hazları ve zevkleri ile ömür sürmesi). Eğer bir kimse kendisinde bu halden eser bulundursa, başını taşlara vurarak çaresine baksın. Çünki sui hatime alametidir.<br />
Nefs-i emmare sahibi olan, yirmidört saat içinde dört saat bütün azalarını şeriatle örter ve masiyyete dönmezse ruh-u hayvan açıkta kalır. Barınabileceği şer-i şerife aykırı bir yere bulamayınca, işte o zaman o kimseye &#8220;Levvame Sahibi&#8221; denilir. O kul Cenab-ı Kibriya&#8217;ya yalvarıp yakararak niyaz eder. &#8220;Aman ya Rab, beni ibadet ve taatten geri koyma&#8221; der.<br />
<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260917_140151_413.sdocx--></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Emmare’nin beşinci kısmını aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz  Evliyaullah Kelamları Tasavvuf Önderleri</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefs-i Emmâre 4</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefs-i-emmare-4/5263/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:13:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefsi emmare]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5263</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/09/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-ef-4-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" />Nefs-i Emmâre 4 &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin dördüncü kısmını yazacağız. Nefs-i emmâre&#8217;nin dördüncü sınıf insanları: Bunun (yani sıfat-ı emmâre&#8217;den sıfat-ı levvame&#8217;ye geçmenin) ilacı şudur. &#8220;Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz &#8221; hadis-i şerifine uyarak kişinin kendisini hesaba çekmesidir. Cenâb-ı Hakk&#8217;ın Zât-ı azamet-i kibriyâsını düşünmeli, âlim ( yani herşeyi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/09/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-ef-4-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /><p>Nefs-i Emmâre 4</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin dördüncü kısmını yazacağız.</p>
<p>Nefs-i emmâre&#8217;nin dördüncü sınıf insanları:</p>
<p>Bunun (yani sıfat-ı emmâre&#8217;den sıfat-ı levvame&#8217;ye geçmenin) ilacı şudur.</p>
<p>&#8220;Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz &#8221; hadis-i şerifine uyarak kişinin kendisini hesaba çekmesidir. Cenâb-ı Hakk&#8217;ın Zât-ı azamet-i kibriyâsını düşünmeli, âlim ( yani herşeyi bilir) sıfatını akla getirmeli ve sonra ruz-i cezâdaki hesap, sual, mizan ve cehennem azabını şiddetle hatırlamalı  ve ol günde muhakkak bunlar olacağını unutmamalıdır. İlâhi emirleri yerine getirmekte ısrar ve bu hususta nefsiyle cihad etmelidir.</p>
<p>Mü&#8217;min olan kıbleye yönelerek oturmalı, yukarıda anlatılan hususları düşünmeli, pişman olarak tevbe etmeli, tevbesinde sâdık ve samimi olmalıdır.</p>
<p>Her ne kadar tevbe ettikten sonra yine günâh işleyecek olursa, yine tekrar samimi olarak nasûh tevbesi etmelidir. Nasil ki memeden çıkan süt tekrar geriye dönmezse, o da tevbe etmiş olduğu günâhlara tekrar dönmemelidir. Nefsiyle cihâd etmenin alâmeti budur ki, işlediği hatalarından kendisine pişmanlık gelir ve ettiği mâsiyetlere ciğeri yanarak gözlerinden yaş dökmek sûretiyle pişman olur ve nefsine levm ederek (kınayarak ) tevbe istigfârda bulunursa, bilmiş olsun ki kendisinde sıfat-ı levvame hal olmuştur.</p>
<p><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260903_122700_028.sdocx--></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin dördüncü kısmını aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Ey Gönül Var Allah&#8217;a Kulluk Eyle syf. 206</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefsi Emmare 3</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefsi-emmare-3/5256/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:47:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefsi emmare]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5256</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/09/Nefsi-emmare-siddiknaci-eren-ussaki-3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" />Nefs-i Emmâre 3 &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin üçüncü kısmını yazacağız. Nefs-i emmâre&#8217;nin üçüncü sınıf insanları: Bunlar, tarikat ehli olan nefs-i emmâre sahipleridir. Bunlar da ilk iki sınıf insanlar gibi emr-i bi&#8217;l-ma&#8217;rûfa uymazlar ve nehy-i ani&#8217;l-münkerden çekinmezler. Fakat kendilerinden zuhûr eden çirkin ve kötü fiillere âh-ü enîn ( Ah [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/09/Nefsi-emmare-siddiknaci-eren-ussaki-3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /><p>Nefs-i Emmâre 3</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin üçüncü kısmını yazacağız.</p>
<p>Nefs-i emmâre&#8217;nin üçüncü sınıf insanları:</p>
<p>Bunlar, tarikat ehli olan nefs-i emmâre sahipleridir. Bunlar da ilk iki sınıf insanlar gibi emr-i bi&#8217;l-ma&#8217;rûfa uymazlar ve nehy-i ani&#8217;l-münkerden çekinmezler. Fakat kendilerinden zuhûr eden çirkin ve kötü fiillere âh-ü enîn ( Ah deyip inlerler , ağlarlar ) ederler. Yani kendi hal ve hareketlerini iyi görmezler ve:<br />
&#8211; Biz ne gafletteyiz ki, Allahu Teâlâ&#8217;nin emirlerini yerine getirmez ve nehiylerinden kaçınmayız. Bizim sonumuz nereye varacaktır? Bütün fiillerimiz Allahu Teâlâ&#8217;nin rızâsına aykırıdır. Bu cihanda bizden alçak ve nankör bir mahlûk yoktur. Aman ya Rasûlullah, mürüvvet senden&#8230; diyerek münâcaat ederler. Kendilerinin külhani (serseri) ve alçak olduklarını ikrâr ederler. Fakat bu münâcat ve temennileri yalnız sözdedir. Kalplerinde asla pişmanlik ve Allah korkusu yoktur. Hem kusurlarını bilirler, hem de yine  kusurları işlerler, Bunlar da bu sıfatta iken tevbe ederek hallerini ve ahlaklarını değiştirmezler . Vücud ülkesinin idare ve tasarrufunu tamamıyle rûh-u hayvaniye bırakarak kendi nefislerinin esiri olmuşlardır. Her ne kadar kendilerinin alçak ve aşağılık oldugunu bilseler de, bir türlü pişman olmaz ve tevbe edemezler. Bunlar da degiştirmeden bu sıfatlara ahirete giderlerse, emmare halinde bulunduklarından çogu imansız giderler.<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260903_122700_028.sdocx--></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin üçüncü kısmını aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Ey Gönül Var Allah&#8217;a Kulluk Eyle syf. 205 &#8211; 206</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefs-i Emmâre 2</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefs-i-emmare-2/5225/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:28:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefsi emmare]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5225</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b-150x150.jpeg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" />Nefs-i Emmâre 2 Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin ikinci kısmını yazacağız. Nefs-i Emmâre&#8217;nin ikinci sınıf insanları : Bunlar da anlatılanlar gibi, emr-i bi&#8217;l-ma&#8217;rufa uymazlar. Nehy- ani&#8217;l-münkerden kaçınmazlar. Haram olan şeylerin hepsini işlerler, fakat haramı helâl itikat etmezler. Haram olduğunu bilerek işlerler. Derler ki : Kırk gün günahkâr iken, bir gün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b-150x150.jpeg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" /><p>Nefs-i Emmâre 2</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-5227" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b-237x300.jpeg" alt="" width="237" height="300" srcset="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b-237x300.jpeg 237w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b-809x1024.jpeg 809w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b-768x972.jpeg 768w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b-1213x1536.jpeg 1213w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b-1618x2048.jpeg 1618w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-2b.jpeg 1984w" sizes="auto, (max-width: 237px) 100vw, 237px" /></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin ikinci kısmını yazacağız.</p>
<p>Nefs-i Emmâre&#8217;nin ikinci sınıf insanları :</p>
<p>Bunlar da anlatılanlar gibi, emr-i bi&#8217;l-ma&#8217;rufa uymazlar. Nehy- ani&#8217;l-münkerden kaçınmazlar. Haram olan şeylerin hepsini işlerler, fakat haramı helâl itikat etmezler. Haram olduğunu bilerek işlerler. Derler ki :</p>
<p>Kırk gün günahkâr iken, bir gün tövbekar oluruz, Allahu Tealâ Afuv&#8217;dur, Rahim&#8217;dir, kulunun kusurunu affeder, Sular bulanmadan durulmaz. Bir gün olur bunların hepsine tövbe ederiz ve geri kalan ömrümüzü ilâhî emirleri yerine getirmekte harcarız. Şimdi gençliğimiz var. Bu dünyanın neye tahammülü vardır? Hele biraz nefsimizin arzularını verelirm. İhtiyar oldugumuz vakit tevbe ve istiğfâr ederiz. Haramı haramdır diyerek işlemek, küfrü icab etmez. Tevbesiz bile ölsek, bize azab etmek Allah&#8217;ın şânından değildir. Gün bu gün&#8230; Saat bu saat&#8230; Sonunu düşünen bu alemde birşey yapamaz. Allahu Teala&#8217;nın bu kadar vaadleri varken bizi cennetten mahrum eder mi?</p>
<p>Hâșâ, bu gibi sözlerle, birbirlerini teselli ederler, türlü türlü fâsid deliller ve tebşîre dâir âyet-i kerimelerle avunurlar. Bütün haramları işlerler. İçlerine asla Allah korkusu gelmez ve kötülüklerine zerre kadar pişman olmazlar. İşledikleri haramlar Keşiş dağı kadar olsa, gözlerine zerre kadar görünmez. Eger fakirlere sadaka olarak biraz para verseler veya buna benzer küçücük bir iyi harekette bulunsalar, Cenab-ı Hak kendilerine cennetin anahtarlarını teslim etmiş kadar bu yapmis oldukları hareketle durmadan övünürler.</p>
<p>Sözün kisası, içlerinde zerre kadar Allah korkusu yoktur ve sanki Cenâb-ı Allah&#8217;ın azabından emin olmuşlardır. Asla ve kat&#8217;iyyen kendilerinden çıkan haram işlere pişman olmak şöyle dursun, adeta kendilerini Cenâb-ı Hakk&#8217;ın rahmet deryasına dalmış sanırlar. Onun için, bu sınıftan da insafa gelerek tevbekâr olanlar yok denecek kadar azdır, Hazreti Allah Kurân- Kerim&#8217;inde buyuruyor ki:</p>
<p>&#8220;Celâlim Hakk&#8217;ı için biz cin ve insten birçoğunu cehennem için halk ettik. Kalbleri vardır, anlamazlar; gözleri vardır, görmezler; kulakları vardır, işitmezler, Onlar, dört ayaklı hayvanlar gibidirler, Belki onlardan da şaşkındırlar. İşte, asıl gafil olanlar bunlardır.&#8221; (A&#8217;raf suresi; ayet: 179 )</p>
<p>Bu yüzden kendilerine yapılan vaaz ve nasihatlar kulaklarına girmez. Hatta nasihat edenlere düşman olurlar. Bu sınıfın da çoğunluğu imansız gitseler gerektir.<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260818_190835_050.sdocx--></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin ikinci kısmını aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Ey Gönül Var Allah&#8217;a Kulluk Eyle syf.204- 205</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefs-i Emmare 1</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/usul-adab-erkan/nefs-i-emmare-1/5216/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 18:22:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nefsin Mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Usul Adab Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nefis mertebeleri]]></category>
		<category><![CDATA[nefsi emmare]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=5216</guid>

					<description><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-150x150.jpg 150w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-300x300.jpg 300w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-1024x1024.jpg 1024w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-768x768.jpg 768w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1.jpg 1440w" sizes="auto, (max-width: 150px) 100vw, 150px" />Nefs-i Emmâre 1 &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin ilk kısmını yazacağız. &#160; Sıfat-ı Emmâre&#8217;de Olan ( birinci sınıf ) insanlar: Sifat-ı emmâre ehli insanlar üç sınıftır: Bunların hepsi &#8220;müslümanız&#8217; derler ama taklid ehlidirler. Birinci sınıfta bulunanlar, emr-i bi&#8217;l-ma&#8217;rûftan hiçbir şeyi asla yerine getirmezler. Buna karşılık nehy-i ani&#8217;l-münker&#8217;den olan şeylerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="150" height="150" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail wp-post-image" alt="" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-150x150.jpg 150w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-300x300.jpg 300w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-1024x1024.jpg 1024w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1-768x768.jpg 768w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/08/Nefsi-emmare-siddik-naci-eren-ussaki-hz-1.jpg 1440w" sizes="auto, (max-width: 150px) 100vw, 150px" /><div class="singleHeading">
<h1><strong style="font-size: 16px;">Nefs-i Emmâre 1</strong></h1>
</div>
<div id="singleContent" class="reading">
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin ilk kısmını yazacağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sıfat-ı Emmâre&#8217;de Olan ( birinci sınıf ) insanlar:</p>
<p>Sifat-ı emmâre ehli insanlar üç sınıftır: Bunların hepsi &#8220;müslümanız&#8217; derler ama taklid ehlidirler. Birinci sınıfta bulunanlar, emr-i bi&#8217;l-ma&#8217;rûftan hiçbir şeyi asla yerine getirmezler. Buna karşılık nehy-i ani&#8217;l-münker&#8217;den olan şeylerin hepsini rahatça yaparlar. &#8220;Biz hakikati bulduk.&#8221; gibi türlü türlü sözler söylerler ve bunları tarikat-ı aliyye&#8217;ye isnâd ederler. Kendileri nefis elinde esir olmuşlar ve kendi kendilerini cehenneme atmışlardır. Asıl bundan da fenası şudur ki, kendilerinden çıkan bütün çirkin fiilleri gayet güzel gõrürler ve onlarla övünürler, ferahlanırlar. Bunlara ve bunlar gibi olan kimselere hiçbir şekilde nasihat kâr etmez, sonunda imansız giderler.</p>
<p>Böyle kimselerin yollarına girmek câiz değildir. Çünkü onlar gafletlerinden habersiz oldukları gibi şeriatte bile sapıklığa düşmüşlerdir. Onlar öyle bir hale gelmişlerdir ki, bütün dünya halkı bir araya gelse de kendilerine:</p>
<p>&#8211; Yahu nedir bu yaptığınız? diyerek çirkin ve yakışıksız fil ve hareketlerini, âyeti kerime ve hadis-i şeriflerle anlatsalar asla kulaklarına girmez ve nasihat kabul etmezler. Bu yüzden, kendilerine ihsân olunan insanlık sıfatı da üzerlerinden kalkmış, yalnız hayvanlık sıfatı ile sıfatlanmışlardır. Bundan dolayı, kendilerinden çıkan çirkin, yakışıksız fiil ve hareketleri, aralarında farz gibi görerek, övünürler. Her gün bu hareketleri yenilemeye ve tekrarlamaya çalışırlar. Allahu Teâlâ bu gibilerin şerlerinden bizleri korusun. Onların şerlerinden Allahu Teâlâ&#8217;ya sığınırız.</p>
<p>Kötü Sifatların Şerrinden Allahu Teâlâ&#8221;ya Sığınırız</p>
<p>Bu kötü sıfatlarla 72 fırka insanlar ve bütün kâfirler sıfatlanmışlardır: &#8220;Allahu Teâlâ hazretleri onların kalbleri ve kulakları üzerine küfrü mühürledi ve gözlerine de bir perde çekti ki Hakk&#8217;ı kabul etmezler, doğru yolu görmezler, Onlara dünyada da ukbâda da büyük bir azap vardır. &#8216;&#8221; (Bakara suresi ayet:7) ayet-i  kerimesinin hükmüne tamamıyla uymuşlardır, bunlardan insafa gelerek imani kabul eden yoktur, Meğer ki hidâyet erişe&#8230;<br />
<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260816_195449_263.sdocx--></p>
<div data-widget-id="2e0v133">
<div class="RootQuote_wrapper_mCHD7 qa-MessageViewer-RootQuote-Wrapper" aria-label="Alıntılar alanı">
<div class="RootQuote_quotes_aQk-K">
<div class="Quote_wrapper_WtYZx qa-MessageViewer-Quote-wrapper Quote_isTouchBehaviour_9pYKe">
<div class="Quote_content_bCKGY">
<div class="Quote_inner_hQrUp">
<div></div>
<div>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Emmare&#8217;nin ilk kısmını aktarmaya çalıştık .</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div id="wrapper">
<div id="main">
<div class="innerContainer main">
<div id="content">
<div id="single">
<div class="haberSingle">
<div class="contentBox">
<div id="singleContent" class="reading">
<p>&nbsp;</p>
<blockquote>
<div class="ads"></div>
</blockquote>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren hz Ey Gönül Var Allah&#8217;a Kulluk Eyle syf.203- 204</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
