<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kavramlar &#8211; Sıddık Naci Eren</title>
	<atom:link href="https://www.siddiknacieren.com/kategori/kavramlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siddiknacieren.com</link>
	<description>Sıddık Naci Eren Efendi Hazretleri Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 15:21:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2022/03/cropped-siddik-naci-eren-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Kavramlar &#8211; Sıddık Naci Eren</title>
	<link>https://www.siddiknacieren.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Saliklerin Makamları</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/saliklerin-makamlari/4694/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 15:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=4694</guid>

					<description><![CDATA[Saliklerin Makamları Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerinde sık kullandığı tabirlerden biri de ” Saliklerin makamları ” dir. Ey azîz, ehlullah demişler ki: Tarikata sülük peygamberlerin, velîlerin ve Allah&#8217;a yakın olanların ahlâklarındandır. Salih kulların hak yoluna sülûk etmelerinin maksat ve gayesi: İnsanoğlu rûhunu, indiği bu aşağılık dünya evinden yavaş yavaş ilerleterek yine eski yüksek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-4699" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/04/Salikin-makamlari-siddik-naci-eren-ussaki-ef-1-223x300.jpg" alt="" width="223" height="300" srcset="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/04/Salikin-makamlari-siddik-naci-eren-ussaki-ef-1-223x300.jpg 223w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/04/Salikin-makamlari-siddik-naci-eren-ussaki-ef-1-760x1024.jpg 760w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/04/Salikin-makamlari-siddik-naci-eren-ussaki-ef-1-768x1034.jpg 768w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2026/04/Salikin-makamlari-siddik-naci-eren-ussaki-ef-1.jpg 1096w" sizes="(max-width: 223px) 100vw, 223px" /></p>
<p><strong>Saliklerin Makamları</strong></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerinde sık kullandığı tabirlerden biri de ” Saliklerin makamları ” dir.</p>
<div></div>
<div><span data-processor-id="7">Ey azîz, ehlullah demişler ki:</span></div>
<div><span data-processor-id="8">Tarikata sülük peygamberlerin, velîlerin ve Allah&#8217;a yakın olanların ahlâklarındandır. Salih kulların hak yoluna sülûk etmelerinin maksat ve gayesi:</span></div>
<div><span data-processor-id="9">İnsanoğlu rûhunu, indiği bu aşağılık dünya evin</span>den yavaş yavaş ilerleterek yine eski yüksek makamına çıkarmak, nefsine onu öğretmek ve Allah bilgisine ulaştırmak ve böylece kazanacağı ilâhî muhabbetle Hakkın huzuruna varmaktır. Bu yolun yedi adet konakları, makamları vardır.</div>
<div data-processor-id="24">&#8230;..</div>
<div data-processor-id="24"></div>
<div>
<div data-processor-id="30"><span data-processor-id="31">Sâlikin ilk makamı karanlık olup yabancılarla doludur. Bu, Nefsi Nâtika (Nefs-i Emmâre) ismini alır.</span>İkinci nurlar makamıdır ki, bunda da Nefsi Levvâme ismini alır. Üçüncüsü sırların makamıdır ki, bunda da Nefs-i Mülhime adını alır. Dördüncüsü kemâl makamıdır ki, bunda da Nefs-i Mutmainne adını alır. Beşincisi kavuşma makamıdır ki, bunda da Nefs-i Râziye ismini alır. Altıncısı, fililerin tecelli ettiği makamdır ki, bunda da Nefs-i Marziyye adını alır. Yedincisi, isimlerle sıfatların tecelli etkikleri makamdır ki, buna da Nefs-i Kâmile veyahut Nefs-i Safiye ismi verilmiştir.</div>
</div>
<div data-processor-id="36"></div>
<p>(1)<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_155920_138.sdocx--></p>
<div>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerindeki bir terimi anlamaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li>
<p lang="tr-TR"> Pir Seyyid Hasan Hüsâmeddîn Uşşâkî Hz. (K.S.A.) kitabı  Sıddîk Nâci Eren Efendi   s<span data-processor-id="13">.262- 263</span></p>
<div data-processor-id="14"></div>
</li>
</ol>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / 0 216 420 9581</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tevhidin mertebeleri</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/tevhidin-mertebeleri/4701/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 15:19:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=4701</guid>

					<description><![CDATA[Tevhidin mertebeleri Uşşâkî tarikatı büyüklerinden Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin hocası olan Bekir Sidki Visâlî Hazretleri’nin mürşidi, Abdurrahman Sâmî Niyâzî kuddise sirruh Hazretleri’nin eserlerinde geçen kavramlardan biri de “ Tevhidin mertebeleri ”dır. Tevhid-i iman &#8211; “Lâ ma‘bûde illallah” → Allah’tan başka ibadet edilecek yoktur. Tevhid-i ilmî &#8211; “Lâ maksûde illallah” → Allah’tan başka gaye yoktur. Tevhid-i [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tevhidin mertebeleri</strong></p>
<p>Uşşâkî tarikatı büyüklerinden Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin hocası olan Bekir Sidki Visâlî Hazretleri’nin mürşidi, Abdurrahman Sâmî Niyâzî kuddise sirruh Hazretleri’nin eserlerinde geçen kavramlardan biri de “ <strong>Tevhidin mertebeleri </strong>”dır.</p>
<p>Tevhid-i iman &#8211; <b>“Lâ ma‘bûde illallah”</b> → <i>Allah’tan başka ibadet edilecek yoktur.</i></p>
<p>Tevhid-i ilmî &#8211; <b>“Lâ maksûde illallah”</b> → <i>Allah’tan başka gaye yoktur.</i></p>
<p>Tevhid-i hâl &#8211; <b>“Lâ mahbûbe illallah”</b> → <i>Allah’tan başka sevilecek yoktur.</i></p>
<p>Tevhid-i ilâhî &#8211; <b>“Lâ mevcûde illallah”</b> → <i>Allah’tan başka (hakikatte) mevcut yoktur.</i></p>
<p><b>Bu dört Tevhid</b>, <b>ibadet → niyet → sevgi → varlık</b> ekseninde tevhidin kemalini anlatır.</p>
<p><b>Bir misal,</b></p>
<p><b>Talebe:</b><br />
Efendim, tevhidin mertebelerinden söz edilir. Bunları nasıl anlamalıyım?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
Tevhid tek bir hakikattir; fakat kulun idraki merhale merhale açılır. İlk adım <b>Tevhid-i İman</b>dır:<br />
<b>“Lâ ma‘bûde illallah”</b> — İbadete layık olan yalnızca Allah’tır.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
Bu, bildiğimiz iman değil mi?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
Evet. Kur’an’da şöyle buyrulur:</p>
<p>“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” (Fâtiha 1:5)</p>
<p>Ve Resûlullah şöyle der:</p>
<p>“İslâm, Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet etmendir&#8230;”</p>
<p>Bu mertebede kul, yönünü düzeltir. Secdeyi tek kapıya çevirir.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
Peki sonra?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
Sonra <b>Tevhid-i İlmî</b> gelir:<br />
<b>“Lâ maksûde illallah”</b> — Maksat yalnızca O’dur.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
Yani insanın bütün hedefleri tekleşir mi?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
Evet. Çoklukta görünen niyetler aslında tek bir hakikate yönelir. Kur’an şöyle der:</p>
<p>“De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En‘âm 6:162)</p>
<p>Kul bunu idrak ettiğinde, her işin özünde O’nu aradığını fark eder.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
Bu hâl kalbe nasıl yansır?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
Orada <b>Tevhid-i Hâl</b> başlar:<br />
<b>“Lâ mahbûbe illallah”</b> — Sevilen yalnızca O’dur.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
Sevgi de mi tevhid olur?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
Olur. Çünkü kalp iki sevgiyi taşımaz. Kur’an buyurur:</p>
<p>“İman edenlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlüdür.” (Bakara 2:165)</p>
<p>Ve bir hadiste:</p>
<p>“Kul, beni her şeyden daha çok sevmedikçe iman etmiş olmaz.”</p>
<p>Bu mertebede kulun kalbi, fanî sevgilerden arınır; sevgi tek merkezde toplanır.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
En son mertebe nedir?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
<b>Tevhid-i İlâhî:</b><br />
<b>“Lâ mevcûde illallah”</b> — Hakiki varlık yalnızca O’dur.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
Bu, anlaması en zor olan gibi.</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
Çünkü burada perde incelir. Kur’an şöyle işaret eder:</p>
<p>“Nereye dönerseniz dönün, Allah’ın yüzü oradadır.” (Bakara 2:115)</p>
<p>Ve başka bir ayet:</p>
<p>“O, evveldir, âhirdir, zâhirdir, bâtındır.” (Hadîd 57:3)</p>
<p>Kul burada varlığı farklı görmez; her şeyi O’nunla kaim bilir.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
O hâlde bu yol nasıl özetlenir?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
İmanla başlar: yalnız O’na kulluk.<br />
İlimle derinleşir: yalnız O’nu amaçlamak.<br />
Hâl ile yaşanır: yalnız O’nu sevmek.<br />
Hakikatle tamamlanır: yalnız O’nu var bilmek.</p>
<p><b>Talebe:</b><br />
Bu mertebelere ulaşmak mümkün mü?</p>
<p><b>Mürşid:</b><br />
Yol açıktır. Fakat yürüyen azdır. Çünkü herkes “bir” der, ama azı gerçekten “bir” görür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak : Abdurrahman Sami Niyazi hz.nin eserlerinden Ahmed kardeşimiz derledi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tasavvuf ve Murâkabe</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/tasavvuf-ve-murakabe/4655/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 13:23:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=4655</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Tasavvuf ve Murâkabe Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerinde sık kullandığı tabirlerden biri de ” Murâkabe” dir. Murakabe, kulun Yüce Rabbinin her an kendisini gördüğünü yakinen bilmesi ve bütün vakitlerini uyanık bir kalple edep üzere geçirmesidir. Diger bir ifadeyle murakabe, kalbin Yüce Allah ile irtibatını kontrol etmek ve her anı O&#8217;nunla geçirmektir. Murakabe, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Tasavvuf ve Murâkabe</strong></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerinde sık kullandığı tabirlerden biri de ” Murâkabe” dir.</p>
<p>Murakabe, kulun Yüce Rabbinin her an kendisini gördüğünü yakinen bilmesi ve bütün vakitlerini uyanık bir kalple edep üzere geçirmesidir. Diger bir ifadeyle murakabe, kalbin Yüce Allah ile irtibatını kontrol etmek ve her anı O&#8217;nunla geçirmektir. Murakabe, hadis-i şerifte anlatılan İhsan makamında ulaşılacak bir haldır. (2 )<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_154950_761.sdocx--></p>
<p>Kulun “Hakk, bütün halime ve hareketlerime vakıftır” şeklinde şuur ve idrak içinde olmasıdır.  Allah’ın her zaman, her yerde hazır ve nazır olduğunu; kendini görüp, işittiğini bilinç olarak yaşamaktır. Murâkabe Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etme alışkanlığını elde etmeye çalışmaktır. (3)<br />
<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_155110_231.sdocx--></p>
<p>Murâkabe, insanın her işinin ve her düşüncesinin Cenâb-ı Hakk’ın müşahedesinde olduğunun şuurunda olmasıdır. Murâkabe, Allahu Teâlâ Hazretlerinin hazır ve nazır olduğunu yakînen bilip, O’nu görüyormuş gibi kulluk etmektir.  Murâkabe, tefekkür ile vahdet yüzünden kesret perdelerini ref etmektir. Murâkabe, Cenâb-ı Hakk’ın azamet ve kibriyasını ve onun vahdaniyetine delalet eden acib ve garib tecellilerini tefekkürle kalpten gaflet perdelerini kaldırmaktır. Murâkabe, kendisini meşgul edecek her şeyden vazgeçip, Allahu Teâlâ ile ünsiyettir, O’nu zikretmektir. Murâkabe, masivaya iltifat ve teveccühten kalpleri muhafaza etmektir. <!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_161058_535.sdocx--><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_161021_166.sdocx--><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_160923_879.sdocx-->Murâkabe, rûhun derinliklerinde tecelli eden tevhidin hakikatini bilmek, azamet-i İlâhîyeyi gönüllere yerleştirmek, kalpleri O’na tevcih etmektir. Murâkabe, Hakk’ın sırlarının inkişafı için her an huzurda bulunmaktır. <!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_160746_435.sdocx-->  (4)<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_160538_138.sdocx--></p>
<p>Murâkabeyi tamamlayan diğer bir kavram müşâhededir. Müşâhede insanın, sanki Allah’ı görüyormuş gibi O’na ibadet etmesi hâliyken, murâkabe, çoğunlukla ihsan kavramının bir mertebesi olarak anlaşılmış ve müşâhede için bir basamak şeklinde telakki edilmiştir. Müşâhede, sâlikin asıl amacı ve ulaşacağı son mertebe olarak nitelendirilmiştir. (5)<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_155920_138.sdocx--></p>
<div>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerindeki bir terimi anlamaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li>
<p lang="tr-TR">Sıddîk Nâci Eren Efendi sohbeti</p>
</li>
<li>Kutul Kulub  Ebu Talib el Mekki hz. S.361- 363 , Kuşeyri, Risale, 265 &#8211; 266</li>
<li>Www.ziyaiyye.com</li>
<li>Www.mehmedkirkinci.org</li>
<li>Tasavvufta İhsan Teriminin Kavram Ağı Üzerine Analitik Bir Değerlendirme Güldane Gündüzöz<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_260311_155731_888.sdocx--></li>
<li>Islam ve ihsan, sorularla İslamiyet siteleri</li>
</ol>
<p>Foto :</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / 0 216 420 9581</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahlakın Mertebeleri</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/ahlakin-mertebeleri/4588/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 14:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=4588</guid>

					<description><![CDATA[Ahlakın Mertebeleri Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarında  Ahlak&#8217;tan bahseder. Bugün Ahlak&#8217;ın Mertebelerini yazacağız. Allah Teâlâ da, Kuran’da kendisini överek şöyle buyurmuştur: “Sen elbette yüce bir ahlâk üzerindesin.” (Kalem Suresi, ayet 4). Hz. Aişe annemiz de &#8221; Resulullah&#8217;ın (s.a.v.) ahlâkı Kuran idi.” buyurmuştur. Tasavvuf da güzel ahlâktır. Güzel Ahlakın Mertebeleri 1- Güzel huyun birincisi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahlakın Mertebeleri<br />
</strong></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarında  Ahlak&#8217;tan bahseder. Bugün Ahlak&#8217;ın Mertebelerini yazacağız.</p>
<p>Allah Teâlâ da, Kuran’da kendisini överek şöyle buyurmuştur: “Sen elbette yüce bir ahlâk üzerindesin.” (Kalem Suresi, ayet 4). Hz. Aişe annemiz de &#8221; Resulullah&#8217;ın (s.a.v.) ahlâkı Kuran idi.” buyurmuştur. Tasavvuf da güzel ahlâktır.</p>
<div>
<div>Güzel Ahlakın Mertebeleri</div>
<div></div>
<div>1- Güzel huyun birincisi mazlumluktur.</div>
<div>2- Kimselerin sırrına aşina olmamaktır. Birisinin sırrına vakıf olduğunda örtmek ve kimseye söylememektir.</div>
<div>3- Başkalarının ayıplarını örtmektir.</div>
<div>4- Hayâdır. Halktan ve Hak&#8217;tan utanmaktır.</div>
<div>5- Herze ve hezeyân söylememek ve dinlememektir.</div>
<div>6- Hüsn-ü hulk (güzel ahlâk) vadettiğini yerine getirmektir. sözüne sadakattir.</div>
<div>7- Söz söylediğinde yumuşak söylemektir.</div>
<div>8- Katı katı söylememek ve konuşmamaktır.</div>
<div>9- Dostluk yaptığımız kimselerle Hak Teâlâ&#8217;nın rızâsı için garazsız ve ivazsız dostluk yapmaktır. Nefsin murâdı için dostluk etmemektir.</div>
<div>10- Hak Teâlâ&#8217;nın rızâsı için teessüs edilmiş dostluğu kıyâmete kadar bozmamalı ve onun huzuruna bu dostlarla beraber varılmalıdır.</div>
<div>11- Yemesini, içmesini, giymesini, durmasını ve sözünü her şeyiyle haramdan ve şüpheden sakınmaktır.</div>
<div>12- Irzını muhafaza etmektir. Hem kendininkini ve hem de başkalarınınkini. Kimseyle çekişmemektir. Hatta bütün mallarını elinden alsalar meşru müdafaadan başka kimseye kötü söz söylememelidir. Hak Teâlâ&#8217;ya ısmarlayıp kimse ile husumet etmemelidir.</div>
<div>13- Dünyadan dolayı dinini satmamaktır. Yalan veya gerçek yere and içmemektir. Dinim, imanım, kitabım hakkı için diye yemin etmemektir.</div>
<div>14- Kendinden büyüğe hürmet, küçüğe şefkat etmektir. Kendi akranlarınla güzelce konuşmak, sohbet etmektir.</div>
</div>
<div>
<div>15- Kur&#8217;ân&#8217;i para mukabilinde okumamaktır. Çünkü para alıp sevabı senin olsun demek de güzel huya aykırıdır. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;i dünyalık için okumak, nefs-i emmârenin sıfatlarındandır.  &#8220;Allahu Teâlâ&#8217;nın âyetlerini az bir menfaat karşılığı satmayın.&#8221; (Bakara sûresi, âyet: 41) okudu.</div>
<div>Dünyalık için, Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;i vesile etmek işin sonunda dinini dünya için satmaktır. Bundan sakınmak hüsn-ü hulktur. Güzel ahlâk cümlesindendir.</div>
<div>16- Kimsenin kötülüğünü istememektir. Muhtaçları bulup yardım etmek, yetimlerin başını sığamaktır. Karınlarını doyurmak, selâm vermek, onların hâl ve hatırlarını sormaktır.</div>
<div>17- Açları doyurmaktır. Sofrası herkese açık olmak ve Allahu Teâlâ&#8217;ya tevekkül etmektir. Başkalarının ihtiyaçlarını giderenin Hak Teâlâ kıyamet gününde ihtiyaçlarını giderir.</div>
<div>
<div>Nitekim Efendimiz (s.a.v.) buyururlar:</div>
<div>&#8220;Kim bir müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allahu Teâlâ hazretleri de o kimsenin kıyamet gününde yetmiş hâcetini giderir.</div>
<div>18- Komşuları ile iyi geçinmektir. Komşularını gördüğünde onların hatırlarını sormaktır. İyi yemekler pişirdiğinde komşularına ikram etmektir. Bunu yapmayan zâlimlerden olur.</div>
<div>19- Yemeklerinde bir garibi çağırıp sofrasında bir müslüman bulundurmaktır. Misafirsiz yemek yememektir.</div>
<div>20- Çağrıldığı yere gitmektir. Lâkin girilecek yerin şeriata aykırı bir yer olmaması şarttır. Şeriata mugayir olan yerlere de katiyyen gitmemelidir.</div>
<div>21- Önüne konulanı hiç ses çıkarmadan yemektir. Beni dâvet ettiler, arzu ettiklerimi bana ikram etmediler, bana hürmette bulunmadılar dememelidir.</div>
<div>Zira Resûlullah (s.a.v.) buyururlar:</div>
<div>&#8220;Ya Rabbi! Beni miskin olarak dirilt ve miskin olarak öldür ve miskinlerle beraber hasret.&#8221;</div>
<div>Ey kardeşim! İlk önce terazinin gözüne konulacak olanlar. İşte bu güzel huylar ve hüsn-ü hulklardır, bunlara benzer diğer iyi huylardır. Hepimiz, mürid ve talibler bu güzel huylarla huylanmalıyız ki, Hak Teâlâ&#8217;nın huzuruna ak yüzle çıkabilelim. Bu âlemde hayvanlar gibi yürümek, insanlara lâyık değildir. İnsan mücerred insan sûretinde olanlara denmez. İnsanlığa yaraşır huylarla ahlâklanan kimselere insan denir. İnsana gereken hüsn-ü hulk, edeb ve kemâl-i marifettir. Nitekim Hak Teâlâ Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de buyurdu:</div>
<div>&#8220;Kendinizi ve ehlinizi nârdan koruyun.&#8221; (Et-Tahrîm sûresi, âyet: 6)</div>
<div></div>
</div>
</div>
<div>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki bir terimi aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li>
<p lang="tr-TR">Sıddîk Nâci Eren Efendi Evliyâullah Kelâmları ve Tasavvuf Önderleri syf. 309 &#8211; 310</p>
</li>
<li>Müzekkin Nüfus Eşrefoğlu Rumi Hz.</li>
</ol>
<p>Foto :</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / 0 216 420 9581</p></blockquote>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>El Karda Gönül Yarda</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/el-karda-gonul-yarda-2/4579/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2025 13:44:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=4579</guid>

					<description><![CDATA[El Karda Gönül Yarda Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerinde sık kullandığı tabirlerden biri de &#8221; El Karda Gönül Yarda&#8221; dır. Ticaret ve alışveriş&#8217;in kendilerini Allah&#8217;ı anmaktan, namazı hakkıyla kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymadığı, gözlerin ve gönüllerin dehşetle sarsıldığı bir günden korkan kimseler &#8221; Nur suresi: 37 ayet. “El kârda, gönül yârda” Bu söz, Sıddık Naci [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>El Karda Gönül Yarda</strong></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerinde sık kullandığı tabirlerden biri de &#8221; El Karda Gönül Yarda&#8221; dır.</p>
<p><strong><em>Ticaret ve alışveriş&#8217;in kendilerini Allah&#8217;ı anmaktan, namazı hakkıyla kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymadığı, gözlerin ve gönüllerin dehşetle sarsıldığı bir günden korkan kimseler &#8221; </em></strong>Nur suresi: 37 ayet.</p>
<p>“El kârda, gönül yârda”<br />
Bu söz, Sıddık Naci Eren Hazretleri’nin Uşşâkî yolunda sıkça hatırlattığı, dervişin hayattaki duruşunu özetleyen ölçülü bir irfan cümlesidir.<br />
“El kârda”, kulun dünyayı terk etmesini değil; dünyada emanet bilinciyle durmasını ifade eder. Uşşâkî yolunda derviş, işi ve vazifeyi bırakmaz. Aksine, helâl kazancını temin eder, sorumluluğunu yerine getirir, kendisine verilen görevi ihmal etmez. Dünya ile ilişki koparılmaz; fakat dünya maksat hâline de getirilmez.<br />
“Gönül yârda” ise, kalbin asıl yönelişini bildirir. Kulun eli işteyken, gönlü Hakk’a bağlıdır. Gönül, kazanca, mevkiye yahut menfaate bağlanmaz. Bağlandığı yer Yârdır. Bu, kalbin sürekli Hakk’a yönelmiş olması, O’ndan kopmamasıdır.<br />
Bu sözle anlatılan hâl, iki ayrı hayat yaşamak değildir.<br />
Bilakis tek bir istikameti korumaktır:<br />
Zâhirde düzen ve sorumluluk,<br />
Bâtında bağlılık ve teveccüh.<br />
Uşşâkî terbiyesinde denge esastır. Kul ne dünyayı bütünüyle terk eder ne de dünyaya bağlanır. El çalışır, gönül bağlanmaz. Ölçü budur.</p>
<div>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin sohbetlerindeki bir terimi aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li>
<p lang="tr-TR">Sıddîk Nâci Eren Efendi sohbeti</p>
</li>
<li>Aşkın Uşşâkî Yolu derviş kemal</li>
</ol>
<p>Foto :</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / 0 216 420 9581</p></blockquote>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hakk (c.c.) ve Hakikat</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/hakk-ve-hakikat/4228/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 20:54:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=4228</guid>

					<description><![CDATA[Hakk  c.c. ve Hakikat Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi, ve mürşidleri eserlerinde ve şiirlerinde Hak ve Hakikat&#8217;ten şöyle bahsederler : Sıddîk Nâci Eren Efendi Hakk’ın c.c. Mânâsı’nı şöyle anlatır : Hakk’ın mânâsı, vâkia (zihin dışında realiteye) uygun olan sabit .  Zât-ı ulûhiyyetine zevâl ve değişiklik ermeyen, dâim olandır. Hak varlığı hakiki bulunan zatın ismidir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hakk  c.c. ve Hakikat</strong></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi, ve mürşidleri eserlerinde ve şiirlerinde Hak ve Hakikat&#8217;ten şöyle bahsederler :</p>
<p>Sıddîk Nâci Eren Efendi Hakk’ın c.c. Mânâsı’nı şöyle anlatır :</p>
<div>
<p>Hakk’ın mânâsı, vâkia (zihin dışında realiteye) uygun olan sabit .  Zât-ı ulûhiyyetine zevâl ve değişiklik ermeyen, dâim olandır. Hak varlığı hakiki bulunan zatın ismidir.</p>
<div><span data-processor-id="62">Zât-ı ulûhiyetine zeval ve değişiklik ermeyen, daim olandır. Hak, varlığı hakiki bulunan zâtın ismidir. Yâni varlığı daima sâbittir.</span></div>
</div>
<p>Bekir Sıdkı Visali Hz. divanında :</p>
<p>Gazabını eritir Hak Hak Ya Hak esması</p>
<p>…..</p>
<p>Hakkın envarı eder Zata temaşa</p>
<p>…..</p>
<p>Seyyidina ya sebebi vücuduna ya İshak Hakkullah</p>
<p>Sana olsun salatü selam bi adedi halkıllah</p>
<p>….</p>
<p>Sensin Hakkin miratı kainatın envarı</p>
<p>Sen olmasan yaratmazdı alemi Şefaat Ya Resulullah</p>
<p>….</p>
<p>Sıddık Naci efendinin mürşidlerinden Mehmed Ruhi hz. de divanında :</p>
<p>Ve KURABBİ ZİDNİ İLMEN ( “…Rabbim, ilmimi artır.” Taha 114) dedi ol Resulü ihtiram</p>
<p>Marifeti Hakkı bulmak istersen sen de eyle istian (yardım)</p>
<p>Zat-ı Hakkı daim şuhut (  İlâhî tecellîlere şâhit olma, mânâ âlemini seyretme )  bulayım dersen ey Ruhi</p>
<p>….</p>
<p>Ol habibin hakikatı ile daim eyle mücteba (  Seçilmiş, seçkin )</p>
<p>Mürşidi azam hakikatı Muhammediye açtı ilk miraç yolunu</p>
<p>Uşşâkî meşayıhı Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin , mürşidlerinin ve yolumuzun büyüklerinin eserlerinden Hakk c.c. ve Hakikat&#8217;ı aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1 – Sıddîk Nâci Eren Efendi Tariki Uşşâki’de Usul ve Adab s.</p>
<p>2 – Sıddîk Nâci Eren Efendi İbadet Ahlak ve Adab s.278</p>
<p>3- Hakikat ve Marifet Sırları Bekir Sıdkı Visali hz. ve Mehmed Ruhi hz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
<p>Foto :</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya Hakk c.c.</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/hakk-c-c/4207/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 18:40:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Esmaül Hüsna]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=4207</guid>

					<description><![CDATA[Ya Hakk  c.c. Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi, kitaplarında Halveti Uşşâkî yolu Seyru Sülukunda taliblere dördüncü makamın dersi ( nefsi mutmainne) olarak Hakk Hakk ya Hakk esmasını  tavsiye eder. Selahaddin Uşşâkî hz. Mirat ul Esma kitabında şöyle bahseder : Hakk, Allah&#8217;ın isimlerinden olan zât ismidir. Manası: Bâtılın zıddıdır. Yani Cenab-ı Hakk&#8217;ın ismi öyle bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ya Hakk  c.c.</strong></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi, kitaplarında Halveti Uşşâkî yolu Seyru Sülukunda taliblere dördüncü makamın dersi ( nefsi mutmainne) olarak Hakk Hakk ya Hakk esmasını  tavsiye eder.</p>
<p>Selahaddin Uşşâkî hz. Mirat ul Esma kitabında şöyle bahseder :</p>
<p>Hakk, Allah&#8217;ın isimlerinden olan zât ismidir. Manası: Bâtılın zıddıdır. Yani Cenab-ı Hakk&#8217;ın ismi öyle bir hakiki vücûddan ibârettir ki, yok olmaktan ve bâtıllıktan uzak olarak dâim ve kâim olup &#8220;elâ külle şeyin mâ halakallahü bâtı-  len muktezâsınca Hakk&#8217;tan gayri olan şeyin tamamı  bâtil, fânî, zâhik 10 ve yok olur.  (4)</p>
<p>Abdurrahman Sami Niyazi Hz., Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin hocası Bekir Sıdkı Visali Hz.nin mürşididir. O’nun eserinde  Hakk c.c. şöyle açıklanır: Vücûdu (  Kendisinden başka bir varlık bulunmayan, hiçbir şeyle kayıtlı olmayan, bütün mevcûdat kendisinin tecellî ve zuhûrundan ibâret bulunan Hakk’ın varlığı ) zeval ( yok olma, ortadan kalkma ) , tağyiri (değiştirme, başka şekle sokma ) ademden (  var olmama, bulunmama )  müberra olarak (  her türlü beşerî zaaf ve ihtiyaçtan berî, uzak olan, hiçbir şeye veya kimseye ihtiyâcı bulunmayan ) ezelen (  Başlangıcı olmayan) , ebeden (  Sonu olmayan)  sabit manasınadır. Eşyayı izhar edici (  açığa çıkarıcı ) manasınadır. (3)</p>
<div>
<p>Sıddîk Nâci Eren Efendi Hakk&#8217;ın c.c. Mânâsı&#8217;nı şöyle anlatır :</p>
<div>
<p>Hakk&#8217;ın mânâsı, vâkia (zihin dışında realiteye) uygun olan sabit .  Zât-ı ulûhiyyetine zevâl ve değişiklik ermeyen, dâim olandır. Hak varlığı hakiki bulunan zatın ismidir.</p>
<div><span data-processor-id="62">Zât-ı ulûhiyetine zeval ve değişiklik ermeyen, daim olandır. Hak, varlığı hakiki bulunan zâtın ismidir. Yâni varlığı daima sâbittir. Allahu Teâlâ&#8217;nın zâtı, yok- luğu kabul etmediği gibi, herhangi bir değişikliği de kabul etmez. Hakikaten var olan yalnız Allah&#8217;tır. Ve hiç değişmiyerek sâbit olan da odur. Çünkü o, varlığında zâtından başkasına muhtaç değildir. Kâinat dediğimiz başka varlıklar ise Allah&#8217;ın yaratmasıyla var olmuşlar</span><span data-processor-id="63">dir.</span></div>
<div><span data-processor-id="64">Kul Cenâb-ı Allah&#8217;ı hatırdan çıkarmamalı, hakkı söyleyip hak tarafında bulunmalı, hakkı bâtıldan seçmeli hakkı kabul edip batılı reddetmelidir.</span></div>
</div>
</div>
<p>Uşşâkî meşayıhı Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ve mürşidleri ve yolumuzun büyüklerinin eserlerinden Hakk c.c.  esmasını aktarmaya çalıştık .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1 &#8211; Sıddîk Nâci Eren Efendi Tariki Uşşâki&#8217;de Usul ve Adab s.</p>
<p>2 – Sıddîk Nâci Eren Efendi İbadet Ahlak ve Adab s.278</p>
<p>3- Abdurrahman Sami Niyazi Hz. Şerhi Esma ül Hüsna</p>
<p>4- Selahaddin Uşşâki hz. Miratil Esma</p>
<p>5- Hakikat ve Marifet Sırları Bekir Sıdkı Visali hz. ve Mehmed Ruhi hz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
<p>Foto :</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. İbrahim ( a.s.) ve tevekkül</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/hz-ibrahim-a-s-ve-tevekkul/3776/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 11:46:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=3776</guid>

					<description><![CDATA[Hz. İbrahim Peygamber ve tevekkül Halil İbrâhim (A.S.) zamanında birkaç sene devam eden bir kıtlık oldu. Buğday ve arpa, değme yerlerde bulunmaz bir meta&#8217; haline geldi. Kâfirler Halil İbrâhim Peygambere aldırmazlardı. Onu her hayırlı işten men&#8217;ederlerdi. Hz. Halil İbrâhim&#8217;in cemâati açlıktan bîzar olmuşlardı. Halil İbrâhim a.s. dedi ki: -Bu kâfirler bana şehirden tahıl ve yiyecek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. İbrahim Peygamber ve tevekkül</p>
<div></div>
<div class="message-snippet message-snippet__expand is-read is-dark Theme Theme_root_ps-dark Theme_color_ps-dark" data-mid="188025284442737795" aria-label="YOAI_ReactMessageView">
<div class="message-content">
<div class="message-body-layout Theme Theme_root_ps-dark Theme_color_ps-dark" aria-label="YOAI_ReactMessageBody">
<div class="message-body-wrapper message-body-wrapper_is-dark">
<div class="MessageBody_body_pmf3j message-body index_wrapper_TzjQf">
<div><span data-processor-id="15">Halil İbrâhim (A.S.) zamanında birkaç sene devam eden bir kıtlık oldu. Buğday ve arpa, değme yerlerde bulunmaz bir meta&#8217; haline geldi. Kâfirler Halil İbrâhim Peygambere aldırmazlardı. Onu her hayırlı işten men&#8217;ederlerdi. Hz. Halil İbrâhim&#8217;in cemâati açlıktan bîzar olmuşlardı. Halil İbrâhim a.s. dedi</span></div>
<div><span data-processor-id="16">ki:</span></div>
<div><span data-processor-id="17">-Bu kâfirler bana şehirden tahıl ve yiyecek aldırmazlar. Bari gideyim de kenar semtlerden alayım.</span></div>
<div><span data-processor-id="18">Develerine boş çuvalları yükletti. Kenar semtlerden tahıl almaya gitti. Kâfirler bunu işitince dört bir yana haberler göndererek nerede olursa olsun İbrâhim Peygambere kimse</span>nin tahıl vesaire vermemesi için sıkı tenbihatta bulundular. Halil İbrahim hz. kimseden istediklerini alamadı. Aciz kaldı. tedbirleri sebebiyle şehre boş dönüyor intibaını silmek için çuvallara kum ve toprak doldurdu, develerine yükletti. Ka firlere karşı evine geldi. Kâfirler bakıp gördüler ki hz. Halil ibrahim&#8217;in develeri boş değil, yüklü çuvallarla dönmektedir.</div>
<div>
<div><span data-processor-id="23">Bunun üzerine kendisine gelerek dediler ki:</span></div>
<div><span data-processor-id="24">-Bunu nereden buldun? Kimden temin ettin?</span></div>
<div><span data-processor-id="25">Gizlice öğrettikleri çocukları çuvalların içindekini kon rol etmek ve büyüklere haber vermek için oynamak üzere öğretilmiş olarak çuvalların yanına gönderdiler. Çocuklar hem oynuyorlar, hem de elleriyle ve parmaklarıyla çuvalları dürtüklüyorlardı ki içindekinin ne olduğunu iyice anlasınlar. Çocuklar denileni yaptılar. Ve kendi kendilerine dediler ki: &#8220;Bu buğday değil de buğdayın un haline getirilmişidir.&#8221; Hic kimse bu yüklerin un olmadığının farkına varamadı.</span></div>
<div><span data-processor-id="26">Akşamleyin İbrâhim Peygamber hâtunu Sâre&#8217;ye dedi ki: -Yâ Sâre! Dur şu çuvallardaki kumu taşıyalım. Üzerimize din gayreti galip geldi. Kâfirlere karşı mahcub olmamaya gayret ettim. Zira gittiğim yerlerde kimse bana tahıl satmadı. Bu sebeple ben de çuvalları kumla doldurdum. Kimse görmedi. Dur çuvalları açıp kimse görmeden dışarıya dökelim.</span></div>
<div><span data-processor-id="27">Sâre Hâtun durdu. Dökmek üzere çuvalların ilkini açtıkları zaman gördü ki çuvalın içi unla dolu. Diğerini açtı, da aynı şekilde unla dolu idi. Hepsi de lâtif buğday unu ile </span><span data-processor-id="28">dolu idi.</span></div>
<div><span data-processor-id="29">-Yâ Halil, o kum çuvalı dediğin hangisidir? Açtıklarımın </span><span data-processor-id="30">hepsi unla dolu.</span></div>
<div><span data-processor-id="31">-Hepsi de kumla doludur.</span></div>
<div><span data-processor-id="32">-Hepsi kumla değil de buğday unuyla dolu.</span></div>
</div>
<div>
<div>Halil Peygamber baktı gördü ki, kumla doldurduğu çuvallar Hakkın kereminden hep un olmuşlar. Hakkın gerçek kullarının gayreti hak üzerinedir. Allah (C.C.) dilerse kumu un eyler, dilerse unu kum.</div>
<div>Ayet-i kerîme: &#8220;Allah Teâlâ dilediğini mübâlâğa ile yapar.&#8221; (Hûd Sûresi, âyet: 107)</div>
<div>Başka bir âyet de: &#8220;İstediği gibi hükmeder.&#8221; (Mâide Sûresi, âyet: 1)</div>
<div>Ey bîçâre, nefsine değil, Allah Teâlâ&#8217;ya kul ol. Fâni kimselerin kapısında değil, bâki olan Allah Teâlâ&#8217;nın kapısında boyun bük. Allah Teâlâ&#8217;ya tevekkül et.</div>
<div>İmâm-ı Kuşeyrî Hazretleri Esmâ&#8217;ül-Hüsnâ şerhinde buyurduki: &#8220;Tevekkülünü sıhhatli olarak yürür yapsa da yapmasa da herkes her hâl ü kârda Allah Teâlâ&#8217;dan ister. Başkasından ve O&#8217;nun gayrisinden değil. Lâkin mütevekkil kimseler ihtiyaçlarını Allah Teâlâ&#8217;dan huşu&#8217; ile, tenezzül ile, bâzan bast ve tezellül ile, bâzan da nâz ile dilerler.&#8221;</div>
<div></div>
<div>Kaynaklar : Usul Edeb ve Adab  Sıddık  Naci Eren hz s.169,170,171</div>
</div>
<p>Foto : Balıklıgöl ŞanlıUrfa</p>
</div>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / <a href="tel:0%20216%20420%209581">0 216 420 9581</a></p>
</div>
</div>
<div class="quickReply-container">
<div class="quickReply-inputContainer">
<div class="quickReplyInput quickReplyInput_dark">
<div class="quickReplyInput-scrollBoundary">
<div id="js-qr-188025284442737795" class="quickReplyInput-textarea" role="textbox" contenteditable="true" aria-label="YOAI_ReactQuickReplyTextField"></div>
</div>
<div class="quickReplyInput-bottom-padding"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="message-snippet message-snippet__collapse message-snippet__collapsed is-read is-dark Theme Theme_root_ps-dark Theme_color_ps-dark" data-mid="188025284442737796" aria-label="YOAI_ReactMessageView">
<div class="message-head" aria-label="YOAI_ReactMessageHeader" aria-hidden="false">
<div class="message-from">
<div class="message-from__text">
<div class="message-from__user-name">
<div class="message-details__yabble" aria-label="YOAI_ReactMessageYabble"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Hatice (r.a.)</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/sahabei-kiram/hz-hatice-r-a/3727/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Nov 2024 22:15:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ehli beyt Ali Aba]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabei Kiram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=3727</guid>

					<description><![CDATA[Hazret-i Hatice (Radıyallahu Anha) &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde Hazreti Hatice r.a. : Hazreti Hatice (r.a.) 556 yılında Mekke’de dünyaya teşrif etti. Babası Huveylid, annesi Fâtıma’dır. Nesebi baba tarafından Kusay’da, anne tarafından da Lüey’de sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) soyu ile birleşir. Hz. Hatice kervanlarla ticaret yapardı. Şam&#8217;a göndereceği kervana Hz. Muhammed&#8217;in başkanlık etmesini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: large;">Hazret-i Hatice (Radıyallahu Anha)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde Hazreti Hatice r.a. :</p>
<p>Hazreti Hatice (r.a.) 556 yılında Mekke’de dünyaya teşrif etti. <span style="font-size: medium;">Babası Huveylid, annesi Fâtıma’dır. Nesebi baba tarafından Kusay’da, anne tarafından da Lüey’de sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) soyu ile birleşir.</span></p>
<p>Hz. Hatice kervanlarla ticaret yapardı. Şam&#8217;a göndereceği kervana Hz. Muhammed&#8217;in başkanlık etmesini rica etti. Daha sonra Hz. Hatice&#8217;nin teklifiyle evlendiler . <span style="font-size: medium;">Hazret-i Hatice annemiz kırk yaşında, sevgili Peygamberimiz de yirmi beş yaşlarındaydılar evlendikleri zaman </span>. Hz. Hatice’den Kasım , Abdullah  Zeynep , Rukiye , Ümmügülsüm , Fatıma , Abdullah adında çocukları oldu. Erkek çocukları küçükken vefat etti.</p>
<p>Hazreti HabibAllah (s.a.v.) ibadet ve tefekkür için çıktığı Nur dağındaki mağaraya Hanımı Hz. Hatice yemek taşırdı . O, İslam’la ilk şereflenendi . <span style="font-size: medium;">Yüce Allah&#8217;ın (c.c.) O&#8217;na selam gönderip Cennette köşkle müjdeledigi bir kadındı Hz. Hatice .</span></p>
<p>Hazreti NebiAllah ve ilk müslümanlar hakaret, eziyet ve boykota maruz kaldılar. Amcası Hz. Ebu Talib vefat etti. Bu dönemde mal varlığını müslümanlara harcadı. Ardından Hz. Hatice, 620 yılında <span style="font-size: medium;">yirmi beş yıl kadar süren mutlu bir evlilik hayatından sonra hicretten üç yıl kadar önce</span> Mekke’de vefat etti. O yıla Hüzün yılı dendi. Kabri şerifi Mekke’de Mualla Kabristanın’dadır.</p>
<p><span style="font-size: medium;">Resûl-i Ekrem, Hz. Hatice’nin vefatından sonra O&#8217;nu hiçbir zaman unutmamış, eşinin fedakârlığını ve dostluğunu anmış, evde koyun kesildiği zaman Hatice’nin eski dostlarına ondan birer parça göndermiştir. O&#8217;nun bu ümmetin kadınlarının en hayırlısı olduğunu belirtmiştir.Mekke&#8217;nin fethinde Resulullah Hz. Hatice&#8217;nin kabri şerifinin yanına çadırını kurmuştur.<br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde Hazreti Hatice r.a.’yı aktarmaya çalıştık .</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddîk Nâci Eren Efendi Nuru Muhammedi s.63-79</p>
<p>2- Sıddîk Nâci Eren Efendi Nuru Muhammedi s.304 &#8211; 312</p>
<p>3- Sıddîk Nâci Eren Efendi Ahir Zaman Peygamberi s.73-85</p>
<p>4- Sıddîk Nâci Eren Efendi Ahir Zaman Peygamberi s.96-102</p>
<p>5- Sıddîk Nâci Eren Efendi Adın Güzel Zatın Güzel s.21-23, 195-237</p>
<p>6- Hz. Hatice r.a. <span style="font-size: medium;">Mustafa Eriş, Altınoluk Dergisi, Sayı: 157 <a href="http://www.islamveihsan.com/">www.islamveihsan.com</a> </span></p>
<p>7- Diyanet İslam Ansiklopedisi</p>
<p>8- Şamil İslam Ansiklopedisi</p>
<p>9- https://defter-i-ussak.blogspot.com/2019/08/cennetul-mualla-kabristani-ve-hazret-i-hatice-validemizin-turbesi.html</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / <a href="tel:0%20216%20420%209581">0 216 420 9581</a></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Foto : Hz. Hatice r.a. Kabri şerifi</span></span></p>
<p data-processor-id="26">
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayret ve Şiir</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/siirleri/hayret-ve-siir/3670/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2024 12:26:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=3670</guid>

					<description><![CDATA[Hayret ve Şiir Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde geçen Hayret beyitleri : Arş-ı kürsiden geniş, açıldı meydan bana Seyrettim alemleri, lütfeyledi Allah&#8217;ım Ar namus şişesini, yere çaldım kime ne Benliğimden soyundum, coştu yine bu canım düştü hemen bu gönlüm Hayret-ender hayrete, Şerh olunmaz bu dille, himmet etti sultanım S.93 &#160; Ben severim semayı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayret ve Şiir</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde geçen Hayret beyitleri :</p>
<p>Arş-ı kürsiden geniş, açıldı meydan bana Seyrettim alemleri, lütfeyledi Allah&#8217;ım</p>
<p>Ar namus şişesini, yere çaldım kime ne Benliğimden soyundum, coştu yine bu canım<br />
düştü hemen bu gönlüm Hayret-ender hayrete,<br />
Şerh olunmaz bu dille, himmet etti sultanım</p>
<p>S.93</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ben severim semayı, derlerse de mürai</p>
<p>Devran eyle ey Sıddık, görenler hayret etsin</p>
<p>S.122 -134</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bil ki hayrette koydu / Hep cümle akılları</p>
<p>Bak Hakk&#8217;ın hikmetine / San&#8217;atı Rahman&#8217;dır o</p>
<p>S.249</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nedir daim dillerdeki, hayret içre konuşulan<br />
Nedir mecma-ül bahreyn, haber ver Hızru Musa&#8217;dan</p>
<p>S.298</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ben bu meclislerden, ibretler aldım</p>
<p>Hak Resül&#8217;ün yolunda, hayrette kaldım</p>
<p>S.316</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>HAYRETTEYİM HAYRETTE</p>
<p>Ah ben nidem neyleyem, niye geldim cihana<br />
Ne eylesem ne yapsam, hayretteyim hayrette</p>
<p>Gözlerimden gören kim, bu kalbim de duran kim<br />
Nefes alıp veren kim, hayretteyim hayrette</p>
<p>Kim söyletir dilimden, kim duyurur kulaktan<br />
Akıl nedir bilen kim, hayretteyim hayrette</p>
<p>Ellerini kim oynatır, kim yürütür ayağını<br />
Ruh vücudda ne eyler, hayretteyim hayrette</p>
<p>Kim yedirir içirir, ağızdaki lezzet ne<br />
Kuvvet veren taam ne, hayretteyim hayrette</p>
<p>Tenimdeki canım ne, içimdeki kanım ne Bilemedim ben kimim, hayretteyim hayrette</p>
<p>Kim verdi bu aklımı, kim verdi bu imanı<br />
Bildiren kim bilen kim, hayretteyim hayrette</p>
<p>Ya bu can ne, canan ne, mevcudatın aslı ne.                                                            Seven kim sevilen kim, hayretteyim hayrette</p>
<p>Kıl tefekkür ey Sıddık, Rahman&#8217;ın hikmetini                                                Soran kim söyleyen kim, hayretteyim hayrette</p>
<p>S.449</p>
<p>Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi, şiirlerinde Hayretin değişik yönlerini açıkladı .</p>
<p>Not : Hayret , tasavvufta (kalbe gelen tecelliyle -Allah&#8217;ı tanımakta aklın aczini ve yetersizliğini kavrayarak- salikin düşünemez ve muhakeme edemez hale geldiği) bir makamdır. Sehl el Tüsteri hz.&#8221; Marifetin nihai noktası hayrettir&#8221; demiştir.</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li>Sıddık Naci Eren Efendi Divanı</li>
<li>Tasavvuf  terimleri sözlüğü</li>
</ol>
<p><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_240725_215131_167.sdocx--></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde Hidayet</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/siirleri/siddik-naci-eren-efendinin-siirlerinde-hidayet/3582/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jun 2024 19:04:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=3582</guid>

					<description><![CDATA[Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde Hidayet Hidayet, dalaletten, şirk ve küfürden, haksızlık ve zulümden kurtulmak anlamına gelmektedir. İnsanın hak ve hakikat yoluna, yani heva ve hevesin sevk ettiği yola değil, Allah&#8217;ın c.c. ve ResulAllah&#8217;ın (s.a.v.) yoluna gitmesine hidâyet denilmektedir . Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde geçen Hidayet beyitleri : Hak hidayet eyledi, geçtik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: large;">Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde Hidayet</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hidayet, dalaletten, şirk ve küfürden, haksızlık ve zulümden kurtulmak anlamına gelmektedir. İnsanın hak ve hakikat yoluna, yani heva ve hevesin sevk ettiği yola değil, Allah&#8217;ın c.c. ve ResulAllah&#8217;ın (s.a.v.) yoluna gitmesine hidâyet denilmektedir .</span></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde geçen Hidayet beyitleri :</p>
<p><span style="font-size: medium;">Hak hidayet eyledi, geçtik cümle zulmetten </span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Girdik tevhid yoluna, coştu şol imanımız ( </span>S.33)</p>
<p><span style="font-size: medium;">Kim bulurdu bu cihanda, ol hidayet nurunu </span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Hep insanlar mahvolurdu, İslamiyet olmasa (</span>S.128)</p>
<p><span style="font-size: medium;">Çıkar girdabı mihnetten, almışlar ol zulmetten</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Yardım eyle hidayetten, İslam&#8217;a hidayet gelsin</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kurtar ya Rab vatanı, anlasınlar Zatını</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kıl hidayet onlara, İslam&#8217;a huzur gelsin (s.160)</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">İlahi müyesser kıl , bize yüz bin ata ile</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Lütfet tecelli Cemal , Hidayet kıl safa ile (S.187 )</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kapattık cihad ile, ol dalalet babını</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kıldı hidayet bize, o yüce Rahman&#8217;ımız (S.193, 502, 520, 555)</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Mevla bir kişiye verse hidayet</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Giceler uyku tutmaz, kalkar oturur</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Ağlayıp yalvarır, candan Rahman&#8217;a</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Döker gözyaşlarını, pişman uyumaz (S.374 )</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kim kurtulmuş acaba, ah bu nefsin elinden</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kıl hidayet bizlere, ya Rabbena ya Allah (S.450)</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kalbimizi pak eyle, kurtar bizi zulmetten</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Hidayet eyle bize, rü&#8217;yet yolunu göster ( S.494 )</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Çıkar girdabı mihnetten, almışlar ol zulmetten</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Yardım eyle hidayetten, İslam&#8217;a hidayet gelsin</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kurtar ya Rab vatanı, anlasınlar Zatını</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kıl hidayet onlara, İslam&#8217;a huzur gelsin (S.504)</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Kim bulurdu bu cihanda, ol hidayet nurunu</span></p>
<p><span style="font-size: medium;">Hep insanlar mahvolurdu, İslamiyet olmasa (S. 518)</span></p>
<p>Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi, şiirlerinde Hidayetin değişik yönlerini açıkladı .</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li><span style="color: #000000;">Sıddık Naci Eren Efendi Divanı</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Tasavvuf ve İrfan terimleri sözlüğü </span></li>
<li><span style="font-size: medium;">İMANIN KALBE VERDİĞİ HİDÂYET M. Ali KAYA İlâhiyatçı</span></li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Ali k.v.</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/hayati/silsilesinden/hazreti-ali-k-v/3017/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Dec 2023 20:18:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ehli beyt Ali Aba]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabei Kiram]]></category>
		<category><![CDATA[Silsilesinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=3017</guid>

					<description><![CDATA[Hazreti Ali k.v. Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ve hocalarının eserlerinde Hazreti Ali k.v. : &#160; Hazreti Ali k.v. Hazreti Ali (k.v.) hicretten yirmi üç yıl önce Mekke&#8217;de dünyaya teşrif etti. Babası Ebu Talip, dedesi Abdülmuttalip&#8217;tir. Annesi Fatıma Hatun&#8217;dur. Ali ismini Hz. Muhammed efendimiz verdi. Hz.Ali, Resulullah&#8217;ın hem amcasını oğlu hem de damadıdır. Hz. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: large;">Hazreti Ali k.v. </span></p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ve hocalarının eserlerinde Hazreti Ali k.v. :</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hazreti Ali k.v.</p>
<p>Hazreti Ali (k.v.) hicretten yirmi üç yıl önce Mekke&#8217;de dünyaya teşrif etti. Babası Ebu Talip, dedesi Abdülmuttalip&#8217;tir. Annesi Fatıma Hatun&#8217;dur. Ali ismini Hz. Muhammed efendimiz verdi. Hz.Ali, Resulullah&#8217;ın hem amcasını oğlu hem de damadıdır. Hz. Ali 6 yaşından sonra Resulullah&#8217;ın evinde yaşadı. Peygamberlik geldiğinde ilk iman edenlerdendi.</p>
<p>Kafirler, Hz. Resulullah&#8217;ı öldürmek için plan yaparken Hicret emri geldi. Müşrikler, Hane-i saadet&#8217;i sarmalarına rağmen O&#8217;nun (s.a.v.) yerinde Hz. Ali&#8217;yi buldular.</p>
<p>Resulullah&#8217;ın kızı Hz Fatıma ile evlendi. Ondan Hz. Hasan, Hz.Hüseyin, Hz.Muhsin, Hz. Ümmü Gülsüm , Hz.Zeynep isminde çocukları oldu.</p>
<p>Resul-i Ekrem Aliyyül Mürteza&#8217;yı <span style="font-size: medium;">“Ali’den yiğit ve Zülfikar’dan başka kılıç yoktur” diye </span>sena etmiştir . Hz. Ali Aşerei mübeşşere&#8217;den idi. Cömert idi . İlmin kapısıydı . Vahiy katibiydi. <span style="font-size: medium;">25 yıl birlikte kaldığı Allah Resulü(sav) efendimizden 586 adet Hadisi şerif rivayet etmiştir.</span></p>
<p>Tebük hariç savaşların hepsinde bulundu.</p>
<p>Hz. Resulullah&#8217;ın vefatında O&#8217;nun s.a.v. kefenlenmesiyle ilgilendi.</p>
<p>Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman&#8217;ın halifeliği dönemlerinde onlara yardımcı oldu .</p>
<p>Hz.Ali 656-661 yılları arasında 4.halife olarak görev yaptı.</p>
<p>Hicretin kırkıncı yılında İbni mülcem tarafından şehid edildi.</p>
<p>(1, 2, 3 )</p>
<p>Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde Hazreti Ali k.v.’yi aktarmaya çalıştık .</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddîk Nâci Eren Efendi Nuru Muhammedi s. 148-150, 195, 200, 210, 216, 225, 310, 329-333, 347-350, 358, 449,</p>
<p>2- Sıddîk Nâci Eren Efendi Ahir Zaman Peygamberi s.170-186 , 188</p>
<p>3- Sıddîk Nâci Eren Efendi Divanı s. 71, 141, 207, 225, 241, 282, 284, 360, 402, 494, 719</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık / 0 216 420 9581</p>
<p>Foto : Hz Ali k.v. kabri şerifi</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Said bin Zeyd</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/sahabei-kiram/hazreti-said-bin-zeyd/2906/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2023 18:40:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sahabei Kiram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2906</guid>

					<description><![CDATA[Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti  Said bin Zeyd R.A.&#8217; dır. &#160; Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir.  Hazreti Said bin Zeyd (R.A.) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .   Hz. Said&#8217;in (R. anh) kalbi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti  Said bin Zeyd R.A.&#8217; dır.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir.  Hazreti Said bin Zeyd (R.A.) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .</p>
<div>
<div><span data-processor-id="651"> </span></div>
<div><span data-processor-id="652">Hz. Said&#8217;in (R. anh) kalbi eşsiz incilerle doluydu.  İlahi aşkın mana feyzinden kana kana içenlerdendi. Allah Resûlünün güneş pırlantısı izinden yürür,  Kur&#8217;ân ve Sünnet </span>caddesinden bir adım da olsa ayrılmazdı. Allahü Teâlâ muhabbetiyle kalbi daima yanıyordu, dünyadan ve fâni lezzetlerinden kaçıyordu, zühtü takvadan hiç ayrılmazdı. Resûl-i Ekrem&#8217;den ebediyet müjdesi alan yüce sahabi Hz. Said (R. anh) ilk muhacirlerdendir ve cennetle tebşir edilen sahabilerin ulularındandır.</div>
<p>(1)</p>
</div>
<p>Hz. Said bin Zeyd. Ordu komutanlığı yapmıştır.  Resûlullah&#8217;ın sav emriyle Suriye tarafına, oradakilerin hâllerini incelemek ve araştırma yapmak vazifesiyle gönderildi.</p>
<p>Saîd bin Zeyd hazretleri, zamanını devamlı ibâdetle geçirirdi. Dünya ve dünya nîmetlerinden daha çok âhireti düşünürdü. Makam ve mevkiyi hiç düşünmez, ancak kendisine bir vazife verilirse, bunu en iyi şekilde yerine getirirdi. Cihâdı çok sever, gösterişi hiç sevmezdi.</p>
<p>Duâsı kabûl olanlardan idi. Bunun için, kendisini kırmaktan herkes çekinirdi. Çok kimse ondan ilim öğrenmiştir.  Peygamber efendimizden kırksekiz hadis-i şerif rivâyet etmiştir.</p>
<p>Saîd bin Zeyd, 671 senesinde Medîne’de vefât etti.</p>
<p>( 2, 3 )</p>
<p><em><strong> Hazreti Said bin Zeyd&#8217;ı R.A. aktarmaya çalıştık</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>1- Sıddîk Nâci Eren Efendi Cennet Yolu s.174</p>
<p>2- Seçkin Sahabeler el isabe ibnul Hacer el- Askalani</p>
<p>3- islam ansiklopedisi, dinimizislam siteleri</p>
<p>Foto :  Hz. Said bin Zeyd&#8217;in vefat ettiği Medinetül Münevvere yakınındaki  akik vadisi</p>
<ol>
<li>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</li>
</ol>
<p><span id="more-2906"></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Abdurrahman bin Avf</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/sahabei-kiram/hazreti-abdurrahman-bin-avf/2901/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 21:01:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sahabei Kiram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2901</guid>

					<description><![CDATA[Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti  Abdurrahman bin Avf R.A.&#8217; dır. &#160; Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir.  Hazreti Abdurrahman bin Avf (R.A.) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .   Hz. Abdurrahman bản Avf (R. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti  Abdurrahman bin Avf R.A.&#8217; dır.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir.  Hazreti Abdurrahman bin Avf (R.A.) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .</p>
<div>
<div><span data-processor-id="177"> </span></div>
<div>
<div><span data-processor-id="52">Hz. Abdurrahman bản Avf (R. Anh)</span></div>
<div><span data-processor-id="53"> </span></div>
<div><span data-processor-id="54">İç gözlerine İlâhi Nûrun sürmesi çekilen yüce sahibi Hz. Abdurrahman (R. anh) sonsuzluk nebisinin en yakin ashâb&#8217;ındandı. Nebiler serverine karşı muhabbeti sonsuzdu. O canlardan âziz, her veçhiyle sevilmeye en lâyık müstesnâ bir peygamber âliydi&#8230;</span></div>
<div><span data-processor-id="55">Geçmişlerin ve geleceklerin en güzeli ve en faziletlisi ve Allah&#8217;ın Resûl-i buyurdu ki: «Abdurrahman bin Avf, ikramla cennete girer.  </span>(1)</div>
</div>
</div>
<p>Hz. Abdurrahman bin Avf.  Hz.Ebubekir&#8217;in teşvikiyle iman edenlerin beşincisi idi.  Ebu Cehil&#8217;i öldürenlerdendi. Resulullah sav ile tüm savaşlara katıldı.  Ordu komutanıydı.  Çok cömertti. Resulullah&#8217;ın arkasında namaz kıldığı bir sahabi idi.  Resûlullah ( aleyhisselâm ) onun hakkında “Göktekiler ve yerdekiler katında, sen emînsin” buyurdu.   Resulullah&#8217;ı kabre indirenlerdendi. H.32 / M.652 yılında Medinei Münevvere&#8217;de vefat etmiştir. ( 2, 3 )</p>
<p><em><strong> Hazreti Abdurrahman bin Avf&#8217;ı R.A. aktarmaya çalıştık</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>1- Sıddîk Nâci Eren Efendi Cennet Yolu s.174</p>
<p>2- Seçkin Sahabeler el isabe ibnul Hacer el- Askalani</p>
<p>3- islam ansiklopedisi</p>
<p>Foto :  Hz. Abdurrahman bin Avf&#8217;ın Ürdün&#8217;deki makam kabri şerifi</p>
<ol>
<li>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Ebû Ubeyde İbnil Cerrah (R.A.)</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/sahabei-kiram/hazreti-ebu-ubeyde-ibnil-cerrah-r-a/2894/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Oct 2023 21:33:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sahabei Kiram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2894</guid>

					<description><![CDATA[Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti  Ebu Ubeyde ibnil Cerrah R.A.&#8217; dır. &#160; Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir.  Hazreti Ebû Ubeyde İbnil Cerrah (R.A.) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .   Nihayetsiz mülkün seyyidi, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti  Ebu Ubeyde ibnil Cerrah R.A.&#8217; dır.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir.  Hazreti Ebû Ubeyde İbnil Cerrah (R.A.) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .</p>
<div>
<div><span data-processor-id="177"> </span></div>
<div><span data-processor-id="178">Nihayetsiz mülkün seyyidi, kâbe kavseyn tahtının padişahı Cenab-ı Mustafa&#8217;nın (s.a.v.) : «Likülli ümmetin eminün bu ümmetin eminidir, buyurduğu büyük insan, aşk ve vecd tesellisisin yüce lütfüne sahip olan sahâbi&#8230;</span></div>
<div><span data-processor-id="179">Aşıkların gayesi Hak yolunda durmadan yanmaktır. O da bütün ömrü boyunca yandı. Ömür nefeslerini zikrûllah ile tüketti. Nefis timsâhını avlayıp, onu ruhûnun emrine verdi. </span><span data-processor-id="180">Rabbim şefaatlarına cümle mü&#8217;minleri ve bizleri nâil eylesin âmin Yâ erhamer râhiymin.  </span>(1)</div>
</div>
<p>Cahiliye döneminde okuma yazma bilenlerdendi. 2. Habeşistan hicretine katıldı. Bütün savaşlara katıldı. Hudeybiye anlaşmasında şahid idi.  O bir kumandan idi. Peygamber (sav) mütevazi, zühd ve hayâ sahibi olan Ebû Ubeyde’yi çok sever, ahlâk ve şahsiyetini takdir ederdi. ( 2, 3 )</p>
<p><em><strong> Hazreti Ebu Ubeyde ibni Cerrah&#8217;ı R.A. aktarmaya çalıştık</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>1- Sıddîk Nâci Eren Efendi Cennet Yolu s.174</p>
<p>2- Seçkin Sahabeler el isabe ibnul Hacer el- Askalani</p>
<p>3- islam ansiklopedisi</p>
<p>Foto :  Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah&#8217;ın Ürdün&#8217;deki kabri şerifi</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Sad bin Ebi Vakkas</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/sahabei-kiram/hazreti-sad-bin-ebi-vakkas/2880/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Oct 2023 20:13:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sahabei Kiram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2880</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti Saad bin Ebu Vakkas R.A.&#8217;dır. &#160; Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir. Hz. Saad bin ebi Vakkas (radıyallahu anh ) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .     [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti Saad bin Ebu Vakkas R.A.&#8217;dır.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir. Hz. Saad bin ebi Vakkas (radıyallahu anh ) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .</p>
<div>
<div>
<p><span data-processor-id="151"><span data-processor-id="151">   </span></span></p>
<div><span data-processor-id="35">Hz. Sâad Bin Ebi Vakkas (R. anh)</span></div>
<div><span data-processor-id="36"> </span></div>
<div><span data-processor-id="37">Sa&#8217;ad bin Ebi Vakkas; Resülûllah&#8217;ın fazilet ve hikmet havuzundan muhabbet kadehi ile kana kana içti. Yine de kanmadı. Kalbi şerifi Hakikat denizinden kabaran dalgaları idrâk sahillerini aştı.</span></div>
<div><span data-processor-id="38">Ve irfan semaları, onun hidâyet yıldızları nûr yolunu; Hazret-i Saad (R. anh) açıp bahtiyar ve cennetle müjdelenenlerden oldu. Ömür ipine muhabbet boncuklarını dizdi, hayat ırmağını kevserleştirerek Cennet gölüne akıtmasını bildi. </span>(1)</div>
</div>
<div></div>
</div>
<div>Hz. Sad bin ebu Vakkas , ResulAllah&#8217;ın (sav) &#8220;dayım&#8221; diye hitap ettiği bir akrabasıdır. Annesi İslam&#8217;dan dönmesi için zorlamış ama o imanından dönmemiştir. Yaşadığı bazı olaylar hakkında ayetler inmiştir. Çok iyi bir okçu ve ordu komutanı idi. H55 (675)&#8217;de vefat edince Bedir savaşındaki elbisesiyle kefenlenip baki kabristanına defnedildi.(2, 3)</div>
<div></div>
<div><em><strong> Hazreti Saad bin ebi Vakkas&#8217;ı R.A. aktarmaya çalıştık</strong></em></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>1- Sıddîk Nâci Eren Efendi Cennet Yolu s.173</p>
<p>2- Seçkin Sahabeler el isabe ibnul Hacer el- Askalani</p>
<p>3- islam ansiklopedisi</p>
<p>Foto : Saad bin Ebi Vakkas hz.nin Gaziantep&#8217;teki makam kabri şerifi</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Zübeyr bin Avvam</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/sahabei-kiram/zubeyr-bin-avvam-hz/2877/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 09:41:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sahabei Kiram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2877</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti Zübeyir bin Avvam R.A.&#8217; dır. Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir. Hz. Zübeyir bin Avvam (radıyallahu anh ) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir . Allah&#8217;ın Resulünden nur devşiren [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de </strong></em><em><strong>Hazreti Zübeyir bin Avvam R.A.&#8217; </strong></em><em><strong>dır.</strong></em></p>
<p>Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir. Hz. Zübeyir bin Avvam (radıyallahu anh ) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .</p>
<div>
<div><span data-processor-id="151">Allah&#8217;ın Resulünden nur devşiren Muazzez Sahabiler saadet cennetlerine döndürmüş, iç gözlerini ilahi nurun sürmesi çekilen ve cennetle müjledenen Nurlu hayatlarında pırlanta gibi kymetli;</span></div>
<div><span data-processor-id="152">Cennetle tebşir olunanlardan biri de Hazret-i Zübeyr (radiyallahu anh)&#8217;dir. Irfan denizine gark olmuş din büyüğü ve son derece Muttaki, Allah ve Resûlallah&#8217;ın dostlarından bir zat-ı muhteremdir. (1)</span></div>
</div>
<div></div>
<div>Hz. Zübeyr Resulullah&#8217;ın halasının oğlu ve havarisi idi. İlk müslümanlardan ve Vahiy katibi idi. İki hicrete de katılmış idi. Bütün savaşlara katıldı.  Mekke&#8217;nin fethinde Resulullah&#8217;ın sancağını taşıyordu. H.36 yılında şehid edildi. (2)</div>
<p><em><strong> Hazreti Zübeyir bin Avvam&#8217;i R.A. aktarmaya çalıştık</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>1- Sıddîk Nâci Eren Efendi Cennet Yolu s.172</p>
<p>2- Seçkin Sahabeler el isabe ibnul Hacer el- Askalani</p>
<p>Foto : Zübeyir bin Avvam hz.nin Basra&#8217;daki kabri şerifi</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Talha bin Ubeydullah R.A.</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/sahabei-kiram/hazreti-talha-bin-ubeydullah-r-a/2862/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 11:25:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sahabei Kiram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2862</guid>

					<description><![CDATA[Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti Talha bin Ubeydullah R.A.&#8217; dır. &#160; Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir. Hz. Talha bin Ubeydullah (radıyallahu anh ) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir . İrfan denizine gark olmuş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Uşşaki Şeyhi Sıddîk Nâci Eren Efendi eserlerinde aşerei mübaşşereyi de anlatmıştır. Bu zatı mübareklerden biri de Hazreti Talha bin Ubeydullah R.A.&#8217; dır.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşere-i Mübeşşere hayatta iken, Cenab-ı Hakk ve Resul-ü Ekrem&#8217;in razı olduğu sahabenin büyüklerinden &#8220;On kişi&#8221;dir. Hz. Talha bin Ubeydullah (radıyallahu anh ) de Cennet ile müjdelenen sahabelerdendir .</p>
<div><span data-processor-id="7">İrfan denizine gark olmuş din büyüğü Hazreti Talha (Radiyallahü anh) Ahlâk itibariyle çok yüksek bir zattı . Onun hakikat yatağı olan kalbinde haşyetullah hissi hâkimdi. Gönül toprağına Hazreti Muhammed (S.A.V.)&#8217;in muhabbet damlası düşmüştü. </span>Dili hep inciler saçardı. Can ırmağı Hakikat denizine akardı. Gönül ufkunda Kur&#8217;an-ı Kerim güneşi pırıldardı. Şeriat caddesinde iman arabasını sürerdi. Cennetle tebşir olanlardan biri de bu zât idi. (1)</div>
<p>İslam&#8217;a ilk giren sekiz kişiden biri idi. Vahiy katiplerinden idi. Bedir savaşında istihbarat toplamakla görevlendirilmişti. Uhud savaşında Resulullah&#8217;ın yakınında O&#8217;nu koruyanlardandı.  Resûlullah’ın en yakın Ashâbından, Dört Halife devrinin önde gelen şahsiyetlerinden, bu devir şûra meclislerinin mümtaz ve değişmeyen âzalarından biri idi. Çok cömert idi. 656 yılında vefat etti. ( 2)</p>
<p><em><strong> Hazreti Talha bin Ubeydullah&#8217;i R.A. aktarmaya çalıştık</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>1- Sıddîk Nâci Eren Efendi Cennet Yolu s.173</p>
<p>2- Seçkin Sahabeler el isabe ibnul Hacer el- Askalani</p>
<p>Foto : Talha bin Ubeydullah hz.nin Basra&#8217;daki kabri şerifi</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müslümanın Günlüğü</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/muslumanin-gunlugu/2807/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 13:23:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2807</guid>

					<description><![CDATA[MÜSLÜMANIN GÜNLÜĞÜ Uşşaki meşayıhından Sıddık Naci Eren efendi bir eserinde Müslümanın Günlüğünü maddeler halinde yazmıştır. Alışverişini ve işlerini Müslüman&#8217;a yakışır bir biçimde yapmalısın, çünkü &#8220;Din, muameledir.&#8221; buyurulmuştur.   1- Yatağından kalkarken besmele çeker. 2- Sabah namazını camiide kılmaya gayret eder.  3- Sabah erkenden, Allah&#8217;dan helal rızık ister. 4- Beş vakit namazı cemaatle kılar. 5- Yeme, içme, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol>
<li><span data-processor-id="5">MÜSLÜMANIN GÜNLÜĞÜ</span></li>
</ol>
<blockquote>
<div></div>
<div><span data-processor-id="5">Uşşaki meşayıhından Sıddık Naci Eren efendi bir eserinde Müslümanın Günlüğünü maddeler halinde yazmıştır. Alışverişini ve işlerini Müslüman&#8217;a yakışır bir biçimde yapmalısın, çünkü &#8220;Din, muameledir.&#8221; buyurulmuştur.</span></div>
</blockquote>
<div><span data-processor-id="6"> </span></div>
<div><span data-processor-id="7">1- Yatağından kalkarken </span>besmele çeker.</div>
<div><span data-processor-id="8">2- Sabah namazını camiide kılmaya</span></div>
<div><span data-processor-id="9">gayret eder. </span></div>
<div><span data-processor-id="10">3- Sabah erkenden, Allah&#8217;dan helal rızık ister.</span></div>
<div><span data-processor-id="11">4- Beş vakit namazı cemaatle kılar.</span></div>
<div><span data-processor-id="12">5- Yeme, içme, giyim &#8211; kuşam ve para kazanma hususlarında Allah&#8217;a karşı gelmekten çekinir.</span></div>
<div><span data-processor-id="13">6- Kendisini İslam nimetine kavuşturduğu için Allah&#8217;a hamd eder. </span></div>
<div><span data-processor-id="14">7- Kur&#8217;an okur ve okuduklarıyla amel eder.</span></div>
<div><span data-processor-id="15">8- Peygamberin sünneti ile amel</span></div>
<div><span data-processor-id="16">eder. </span></div>
<div><span data-processor-id="17">9- Dini bilgilerini artırmak için farzları ve sünnetleri öğrenir ve ilim meclislerinde bulunur.</span></div>
<div><span data-processor-id="18">10- Hastalarla ilgilenir ve onları ziyaret eder.</span></div>
<div><span data-processor-id="19">11- İyiyi emredip, kötüden alıkor.</span></div>
<div><span data-processor-id="20">12- Din kardeşlerine yardım elini uzatıp sıkıntılarını giderir. </span></div>
<div><span data-processor-id="21">13- Sözünde durur, ahde vefa gösterir.</span></div>
<div><span data-processor-id="22">14- Allah&#8217;ın kontrolünde olduğunu</span></div>
<div><span data-processor-id="23">bildiği için gizli, aşikar bütün hallerinde ihlası elden bırakmaz. </span></div>
<div><span data-processor-id="24">15- Harcamalarında iktisada riayet edip malını saçıp savurmaz, cimri de davranmaz. Bunun için borçtan sakınır. Çünkü borç, mümin için gündüz ezilme, gece de derttir.</span></div>
<div><span data-processor-id="25">16- Kendinden ilgiyi kesseler bile, akrabayı ziyaret eder.</span></div>
<div><span data-processor-id="26">17- Ne öfke ne de hoşnutluk halinde aşırıya kaçmaz.</span></div>
<div><span data-processor-id="27">18- Sevdiğini Allah için sever, yerdiğini de Allah için yerer.</span></div>
<div><span data-processor-id="28">19- Susması fikir, konuşması zikir ve</span></div>
<div><span data-processor-id="29">bakışı ibret olur.</span></div>
<div>20- Aralarındaki sevgi ve samimiyeti artırmak için din kardeşleriyle hediyeleşir.</div>
<div><span data-processor-id="30">21- İyi arkadaşlar seçer, kötülerden uzak durur.</span></div>
<div><span data-processor-id="31">22- Allah&#8217;tan, çokça bağışlanmasını diler.</span></div>
<div><span data-processor-id="32">23- Allah&#8217;a, kalbini imanda sabit kılması için yalvarır.</span></div>
<div><span data-processor-id="33">24- Müslüman kardeşine karşı güler yüz gösterir, bilir ki bu bile bir sadakadır.</span></div>
<div><span data-processor-id="34">25- Kıskançlık, kin ve benzeri hastalıklardan arınmaya çalışır.</span></div>
<div><span data-processor-id="35">26- Sabır, ilim ve takva gibi güzel huylar edinir.</span></div>
<div><span data-processor-id="36">27- Bir musibetle karşılaştığında, &#8220;inna lillahi ve inna ilahi raciun&#8221; der.</span></div>
<div><span data-processor-id="37">28- Şöyle dua eder: &#8220;Allah&#8217;ım, bilerek Sana bir şey koşmaktan, Sana sığınırım. Bilmeyerek yapmışsam affını niyaz ederim.&#8221;</span></div>
<div><span data-processor-id="38">29- Daima ölümü, kabri ve ahireti hatırlar.</span></div>
<div>30- Pazartesi, Perşembe ve her  arabi ayın 13., 14. ve 15. günleri oruç tutar.</div>
<div><span data-processor-id="40">31- Eve girerken, çıkarken, camiye girerken, çıkarken ilgili duaları okur.</span></div>
<div><span data-processor-id="42">32- Ana &#8211;  baba, eş ve çocukların     hakkını vermekte kusur göstermez , diğer Müslüman kardeşlerinin de hak ve hukukuna riayet eder.</span></div>
<div><span data-processor-id="43">33- Gününü, nasuh bir tövbe, yürekten bir istiğfar ve huşu ile bitirir.</span></div>
<div><span data-processor-id="44"> </span></div>
<div><span data-processor-id="45"> </span></div>
<div><span data-processor-id="46">Kaynak : Sıddık Naci Eren efendi Evradı Saadeti Ebediyye syf. 269</span></div>
<div></div>
<div>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ehl-i Takva Kurtuldu</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/siirleri/ehl-i-takva-kurtuldu/2798/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2023 12:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2798</guid>

					<description><![CDATA[Ehl-i Takva Kurtuldu &#160; Uşşâkî Meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Takva hakkındaki şiirlerinden  : &#160; Ehl-i Takva Kurtuldu Ehl-i takva ola gör, Hak rızası dilersen Ariflerin yolu bu, ehl-i takva kurtuldu &#160; Bilmez gafil olanlar, takvadaki lezzeti Huzur verir insana, amel eden kurtuldu Gafil olan kişiler, ehli takva olamaz Ahireti düşünen, ehl-i takva kurtuldu Hak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Ehl-i Takva Kurtuldu</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî Meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Takva hakkındaki şiirlerinden  :</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ehl-i Takva Kurtuldu</strong></p>
<p>Ehl-i takva ola gör, Hak rızası dilersen</p>
<p>Ariflerin yolu bu, ehl-i takva kurtuldu</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<p>Bilmez gafil olanlar, takvadaki lezzeti<br />
Huzur verir insana, amel eden kurtuldu</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div>
<div>Gafil olan kişiler, ehli takva olamaz</div>
<div>Ahireti düşünen, ehl-i takva kurtuldu</div>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div>
<div>Hak severse kulunu, takva eyler hem onu</div>
<div>Sevdirir mevcudata, amel eden kurtuldu</div>
<div></div>
<div>Ehlullahın cümlesi, ayrılmazlar takvadan</div>
<div>Onlar Mevla dostları, ehl-i takva kurtuldu</div>
<div></div>
<div>Takva üzre olmayan, gönül gözü kör olur</div>
<div>Haramları terk eden, amel eden kurtuldu</div>
<div></div>
<div>Anlamazlar takvadan, ehl-i gaflet olanlar</div>
<div>Hak korkusu olanlar, iman ehl-i kurtuldu</div>
<div></div>
<div>Ererler hakikata, ehl-i takva olanlar</div>
<div>Görürler dost didarı, hep ehlullah kurtuldu</div>
<div></div>
<div>Arzun ise ey Sıddık, Rahman&#8217;a vasıl olmak</div>
<div>Şüpheli şeyden kaçın, ehl-i takva kurtuldu</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<p>Uşşâkî mürşidi Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinden Takva&#8217;yı  anlatan şiirini paylaştık .</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>1- Sıddık Naci Eren Hz.  Aşıklar Bahçesi s.96</p>
<p>Takva : Allah&#8217;a c.c. karşı gelmekten sakınmak</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Foto : Hazret-i Ömer (r.a.) ,  Übey bin Kâ’b (r.a.)’a takvânın ne olduğunu sorar.  Dikenli yolda yürürken elbisesini toplaması ve dikenlerin kendine zarar vermemesi için bütün dikkatini sarf ettmesi örneğini cevap olarak alır .</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakın Dünya şiiri 1</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/siirleri/sakin-dunya-siiri-1/2647/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 18:20:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2647</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde Dünyadan Sakınma &#160; Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde geçen sakın ha diye dervişlerini uyardığı kavramları aktarmaya çalışacağız. Bunlardan biri dünyadan sakınmak  : &#160; Şu cihan ahvaline, gel bak bir kez ibretle Hani gelip gidenler, aman sakın aldanma  (s.50 ) &#160; Saatları ni&#8217;met bil, değerlendir ömrünü Aldanma gel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-2648" src="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2023/06/Sakin-Dunya-siddik-naci-eren-efendi-ussaki-05-300x300.jpeg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2023/06/Sakin-Dunya-siddik-naci-eren-efendi-ussaki-05-300x300.jpeg 300w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2023/06/Sakin-Dunya-siddik-naci-eren-efendi-ussaki-05-150x150.jpeg 150w, https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2023/06/Sakin-Dunya-siddik-naci-eren-efendi-ussaki-05.jpeg 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde Dünyadan Sakınma</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde geçen sakın ha diye dervişlerini uyardığı kavramları aktarmaya çalışacağız. Bunlardan biri dünyadan sakınmak  :</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şu cihan ahvaline, gel bak bir kez ibretle</p>
<p>Hani gelip gidenler, aman sakın aldanma  (s.50 )</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Saatları ni&#8217;met bil, değerlendir ömrünü</p>
<p>Aldanma gel sakın ha, makama , saltanata (s.53)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hani cümle sahabi, hanedan-ı peygamber</p>
<p>Göç eyledi onlar da, aman sakın aldanma (s.54)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Düşme sakın gaflete, durma çalış çabala</p>
<p>Aldanma şu cifeye, mala mülke evlada (s.93)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu dünya yedi başlı, bin dişli bir ejderha</p>
<p>İnsanlar var ağzında, aman sakın aldanma (s.95)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şol cihan bir imtihan, iki kapulu bir han</p>
<p>Gelen gider eğlenmez, uyma sakın cihana (s.110)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Düşme sakın gaflete, malın mülkün hep kala</p>
<p>Fayda vermez pişmanlık, ölüm sana erişe (s.112)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diler isen Rabbini, vazgeç cihandan</p>
<p>Girme sakın kesrete, gel vahdete gel (s.200)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şu cihan dar-ı mihnettir, huzur olmaz bu cihanda</p>
<p>Eğer merd isen ey gafil, aman sakın gel aldanma  (s.204)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şu dünya bir hayaldir, aldatmasın gel seni</p>
<p>Uyma sakın sen ona, tut emr-i peygamberi</p>
<p>Cife dedi zat-ı Hak, aman sakın aldanma</p>
<p>Sokma onu kalbine, mahveyler gönülleri (s.262)</p>
<p>Fanidir anın zevki, gönül verme dünyaya</p>
<p>Hani bunca insanlar, aman sakın aldanma</p>
<p>Çek dünyadan elini, haris alma ey insan</p>
<p>Sonra pişman olursun, aman sakın aldanma  (s.341)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mala mülke evlada, fitne dedi zat-ı Hak</p>
<p>Dünyanın pazarına, rağbet etme sakın ha (s.345)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gel şu dünya ehline, rağbet etme sakın bil</p>
<p>Eyle cüda kendini, gel yüzüne çek nikab (s.371 )</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sakın heves eyleme, gel sen cihana</p>
<p>Ol kısa zamanda, hemen yok olur  (s.519)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cem eyleme dünyayı, aman sakın önünde</p>
<p>Hiç seninle olmayan, malı mülkü neylersin</p>
<p>Ehl-i dünya olana, sakın rağbet eyleme</p>
<p>Fitne fesad olacak, ol halkı sen neylersin  (s.547)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Atma nara kendini, gel cifeye aldanma</p>
<p>Fanidir anın zevki, ol rengine boyanma</p>
<p>Vadine ve ahdine, aldanmadı ehlullah</p>
<p>Son pişmanlık ne fayda, aman sakın aldanma (s.550)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geç bu dünya cifesinden / Gönlünde kelb yatmasın</p>
<p>Kin tutmaktan gel sakın / Deve seni tepmesin  (s.560)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Al yakanı elinden /  Uyma sakın cihana</p>
<p>Düşme sakın gaflete /  Rüsva eyler o sonra (s.581)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi,  şiirlerinde dünyadan sakınmanın değişik yönlerini açıkladı .</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Sıddık Naci Eren Efendi Divanı</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meratibi Tevhid 1</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/hayati/hocalari/meratibi-tevhid-1/2599/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jun 2023 08:51:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaları]]></category>
		<category><![CDATA[Marifetullah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2599</guid>

					<description><![CDATA[   MERATİBİ TEVHİT 1 Uşşâkî Meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ilk hocası Bekir Sıdkı Visali Hz’nin Tevhid hakkında yazdiklarından bir kısmı : 1 — Tevhidi imani 2. Tevhidi ilmi 3. Tevhidi hali 4. Tevhidi ilahi. 1 — Tevhidi imani: Tasdikil abdi bikalbihi ve ikraren bilisanihi ve teferrede minezzatiye ve subutiyeti vesselbiye ve tevahhede istidaati mağbudün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><b>   MERATİBİ TEVHİT 1</b></li>
<li></li>
<li>Uşşâkî Meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ilk hocası Bekir Sıdkı Visali Hz’nin Tevhid hakkında yazdiklarından bir kısmı :</li>
<li></li>
<li>1 — Tevhidi imani 2. Tevhidi ilmi 3. Tevhidi hali 4. Tevhidi ilahi.</li>
<li>
<blockquote><p>1 — Tevhidi imani:</p>
<p>Tasdikil abdi bikalbihi ve ikraren bilisanihi ve teferrede minezzatiye ve subutiyeti vesselbiye ve tevahhede istidaati mağbudün bilhak. Bidelaleti ayati Kur&#8217;aniye ve ahbarünn  Nebeviye yüntücü muhbürün sadık. Muhlüsatün min şirkil celi, müstefadetün min ilmi zahir.</p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p>Manası: Cenabı Hak, sıfatı zatiye, subutiye, fiiliye ve selbiyesiyle,<br />
halktan teferrüd edip, uluhiyete ibadete istihkak kesp eyledi.<br />
Abdin kalben tasdik lisanen ikrar eylemesi ile bizde lamağbude illallah<br />
deriz. Ayatı Kur&#8217;aniye, ehadisi nebeviyye ile Resulullah efendimize<br />
tasdik netice verir.<br />
Bu tevhit şirki celiden kurtarır, ilmü zahirden istifade olunur.</p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p>2 — Tevhidi ilmi:</p>
<p>Leysel vücudul hakiki velmüessiril mutlak illallah bihaysü ente alemü ennellah haysü makünte (vücudu hakikiCenabı Hakk&#8217;tır. Müessiri mutlak oldur. Biz nerede isek Cenabı Hakk bizimle beraberdir.)</p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p>Uşşâkî Meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ilk hocası Bekir Sıdkı Visali Hz’nin Tevhid hakkında yazdiklarından bir kısmını aktardık. <i> </i></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p>Kaynaklar : •</p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p>1 Hakikat ve Marifet Sırları Visali hz ve Ruhi hz</p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p>2 Bekir Sıdkı Visali hz. divanı</p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p>Foto : Kelimei Tevhid</p></blockquote>
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cennet’in Irmakları</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kavramlar/cennetin-irmaklari/2573/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 May 2023 19:40:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2573</guid>

					<description><![CDATA[Cennet’in Irmakları &#160; Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde geçen Cennet’in Irmakları kavramı   : &#160; Resul-i Ekrem: « … Cennetin bütün ırmakları Firdevs Cennetinden akar», buyurmuştur. (1) &#160; Resülullah (Sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz anlatmaya devam ediyor: Sidre ulu bir ağaç olup altında dört ırmak akıyordu. İkisi zahir, ikisi de batındı. Cebrail şöyle dedi: “O [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cennet’in Irmakları</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin eserlerinde geçen Cennet’in Irmakları kavramı   :</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Resul-i Ekrem:<br />
« … Cennetin bütün ırmakları Firdevs Cennetinden akar», buyurmuştur. (1)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Resülullah (Sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz anlatmaya devam ediyor:<br />
Sidre ulu bir ağaç olup altında dört ırmak akıyordu. İkisi zahir, ikisi de batındı. Cebrail şöyle dedi: “O batın olan ırmaklar Cennet&#8217;e gider, Zahirdeki ·ırmak ise dünyaya gider ki, biri Fırat diğeri de Nil nehridir. Bir ırmak daha gördüm, etrafında yakuttan, inciden, zebercedden haymeler kurmuşlardı. Cebrail şöyle dedi: “Bu gördüğün Kevser ırmağıdır. Hakk Teala sana nasip etti.” Bu ırmak yakuttan, zümrütten, çakıl taşları üzerine akıyordu. Suyu sütten beyazdı. Ondan bir bardak alıp içtim. Baldan tatlı idi. Kokusu miskten daha latifti. O ağacın altında ayrıca bir çeşme akıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cebrail ,şöyle anlattı:<br />
&#8211; Bunun adına “Selsebil” derler. Bundan iki ırmak peyda olur. Onlardan birine Kevser diğerine de Rahmet adını verirler. İkisi de Cennet kapısının önünde akar. Cennet&#8217;e girenler, Kevser&#8217;den içtikleri zaman, kalbe dair; afet, kötü huy, düşük adetlerinin cümlesinden pak olurlar. (2)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Resulullah (Sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu: “Miraca çıkarıldığım gece bütün cennetler bana arz olundu. Ben orada dört tane ırmak gördüm.” Efendimizin Cennet&#8217;te gördüğü hayret verici şeylerden biri de orada akan dört ırmaktı. Allahü Teala bu manada şöyle buyurdu: “Cennet&#8217;te rengi, kokusu hiç bir vasfı bozulmayan sudan ırmaklar, tadına halel gelmeyen sütten ırmaklar,içenlere lezzet veren şaraptan ırmakler, süzme baldan ırmaklar vardır.» (47/15)<br />
Resulullah (Sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz, Cebrail’e : ” Bu ırmaklar nereden çıkar ve nereye akar?” buyurdu . Cebrail: “Bu ırmaklar Havz-ı Kevser’e akar, nereden çıktığını bilmiyorum.” dedi .</p>
<p>“Yüce Hakk katında Senin kerametin çoktur, istersen Sana bildirir.” dedi. Bu düşüncede iken bir melek gördüm. Bir melek gelip selam verdi ve dedi ki: “Ya Muhammed,gözlerini kapat. Ve kanadıma bas. ” Ben de gözlerimi kapattım,melek bana:“Gözlerini aç” dedi.Gözlerimi açtığımda bir ağacın yanında idim. Orada bir kubbe gördüm. O dört tane ırmağın o kubbenin altından aktığını gördüm.Oradan ayrılacaktım.Melek bana:“Niçin kubbenin içine girmiyorsun?” dedi. “Nasıl girebilirim kapısı kilitlidir.” dedim. Melek bana: “Anahtar senin elindedir” dedi.”Anahtarı nedir?” dedim. “Onun anahtarı: Bismillahirrrahmanirrahim (Rahman, Rahim olan Allah&#8217;ın adı ile)” dir, dedi. Kapıya doğru yaklaştım ve “Bismillahirrrahmanirrahim” dedim. Kilit açıldı,içeriye girdim.bu ırmakların kubbenin dört duvarından çıktığını gördüm. Oradan dışarıya çıkacağımda melek bana: “Ya Muhammed,gördün mü?” dedi. “Gördüm “ dedim.“İkinci defa bak” dedi.Baktım ki “Bismillahirrrahmanirrahim” kubbenin dört köşesinde yazılmış.Su ırmağı Bism’in mim’inden,süt ırmağı Allah’ın ha’sından, şarab ırmağı Rahman’ın mim’inden,bal ırmağı Rahim’in mim’inden çıktığını gördüm. Buradan gitmek istediğim zaman bana bir hitap geldi : “Ya Muhammed , ümmetinden kim beni bu isimler ile zikreder ve samimi bir kalp ile Bismillahirrrahmanirrahim derse,ona bu ırmaklardan içireceğim.”  Alemlerin Rabbı Allah&#8217;a hamd olsun.  (3)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Süt, şarâb, su ve baldır, cennetin ırmakları</p>
<p>İhsân eyle bizlere, içelim kana kana (4)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşk ateşi sönmez bende, tâ giceler gündüzlerde</p>
<p>Cennet havz-ı kevserinden, yanan kalbim sulanmaz mı?  (5)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne güzeldir cennetler, hûriler ve melekler</p>
<p>Akar hâvz-ı kevserin, içenlerden kıl beni  (6)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Üçü Cennet-ül Firdevs, çok güzel bahçeleri</p>
<p>Akar havz-ı kevseri, ne güzeldir cennetler  (7)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî Sıddîk Nâci Eren Efendi,  eserlerinde Cennet’in Irmaklarını  açıkladı .</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>1-Sıddık Naci Eren Efendi Kalplerin Anahtarı syf.584</li>
<li>2-Sıddık Naci Eren Efendi Nuri Muhammedi syf.127</li>
<li>3-Sıddık Naci Eren Efendi Nuri Muhammedi syf. 132-133</li>
<li>4-Sıddık Naci Eren Efendi Divanı syf.109</li>
<li>5-Sıddık Naci Eren Efendi Divanı syf.183</li>
<li>6-Sıddık Naci Eren Efendi Divanı syf.189</li>
<li>7-Sıddık Naci Eren Efendi Divanı syf. 205-206</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmanın Vezni , Nevi ve Dereceleri</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/hayati/hocalari/imanin-vezni-nevi-ve-dereceleri/2564/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör1]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2023 03:51:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hocaları]]></category>
		<category><![CDATA[Marifetullah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=2564</guid>

					<description><![CDATA[İmanın Vezni , Nevi ve Dereceleri     &#160; Uşşâkî Meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ilk hocası Bekir Sıdkı Visali Hz’nin İman hakkında yazdiklarından bir kısmı : &#160; DİNDEN İMAN DOĞDU İMAN : Kabulü kalbil abdi bihidayetirrabbi (Cenab-ı Hakkın hidayetine mukarin olduğu üzere, kulların altı şeye inanmasına İMAN denir. Amentü billahi ila ahir&#8230;) Bu da üçe [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İmanın Vezni , Nevi ve Dereceleri    </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uşşâkî Meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ilk hocası Bekir Sıdkı Visali Hz’nin İman hakkında yazdiklarından bir kısmı :</p>
<p>&nbsp;</p>
<div>DİNDEN İMAN DOĞDU</div>
<div></div>
<div>İMAN : Kabulü kalbil abdi bihidayetirrabbi (Cenab-ı Hakkın</div>
<div>hidayetine mukarin olduğu üzere, kulların altı şeye inanmasına</div>
<div>İMAN denir. Amentü billahi ila ahir&#8230;)</div>
<div></div>
<div>Bu da üçe ayrılır. Amentü billahi ve melaiketihi akli, ve kütubihi</div>
<div>ve Rusulihi hissi, velyevmilahir ilahirihi gaybidir. «54 farz kaside kitabında».</div>
<div></div>
<div></div>
<div>İMANIN VEZNİ DÖRTTÜR: 1. Gayri azim, 2. Azim, 3. Mutabakat, 4. Subut.</div>
<div></div>
<div>GAYRİ AZİM: Hiçbir kayıtla mukayyet olmayan, komünistlerin, tabiiyyunların halidir.</div>
<div>AZİM: Güneşe, aya, yıldıza, sığıra tapanların imanıdır.</div>
<div>MUTABAKAT: Azim var subut yok, hıristiyanların, musevilerin</div>
<div>imanıdır.</div>
<div>SUBUT: Müslümanların imanı: kayıtlardan kurtulup tevhidi bulmuştur.</div>
<div></div>
<div></div>
<div>İMANIN NEVİ BEŞTİR:</div>
<div></div>
<div>1. İmanı masum : Peygamberlerin imanı.</div>
<div>2. İmanı maktu: Melaikenin imanı.</div>
<div>3. İmanı makbul: Müslümanların imanı.</div>
<div>4. İmanı mevkuf: Fırkai dallenin imanı (cebriye, kaderiyye gibi)</div>
<div>5. İmanı merdut: Münafıkların imanı.</div>
<div></div>
<div>İMANIN DERECELERİ ALTIDIR:</div>
<div></div>
<div>1. İmanı kavli</div>
<div>2. İmanı istidlali (aklı)</div>
<div>3. İmanı kalbi</div>
<div>4. İmanı hali</div>
<div>5. İmanı vücudi</div>
<div>6. İmanı şuhudi.</div>
<div></div>
<p>(1, 2)</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><em>Uşşâkî Meşayıhı Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin ilk Hocası Bekir Sıdkı Visali Hz’nin eserlerinde İman&#8217;ı anlattığı bölümleri aktardık .</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ul>
<li>1 Hakikat ve Marifet Sırları Visali hz ve Ruhi hz</li>
<li>2 Bekir Sıdkı Visali hz. divanı</li>
</ul>
<p>Foto : Amentü kayığı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
