<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muhabbetullah &#8211; Sıddık Naci Eren</title>
	<atom:link href="https://www.siddiknacieren.com/kategori/kavramlar/muhabbetullah/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.siddiknacieren.com</link>
	<description>Sıddık Naci Eren Efendi Hazretleri Hakkında Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jun 2022 15:33:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.siddiknacieren.com/wp-content/uploads/2022/03/cropped-siddik-naci-eren-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Muhabbetullah &#8211; Sıddık Naci Eren</title>
	<link>https://www.siddiknacieren.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Muhabbetullâh ve Aşk</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kitaplari/muhabbetullah-ve-ask/1113/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör2]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 01:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbetullah]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbetullâh ve Aşk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=1113</guid>

					<description><![CDATA[Uşşaki Şeyhi Sıddık Naci Eren Efendi Hz.’lerinin (ks) Muslumaniz Elhamdulillah isimli eserinden bir kesit… &#160; Ey azîz! Ehlullah demişlerdir ki: Muhabbet aşkın başlangıcı, aşk ise onun neticesidir. İlâhî aşk; lezzetleri terk etmek ve zahmetlere katlanmaktır. Aşk bir ateş ocağıdır ki, onun alevleri gönüldedir. Aşk, insan için en büyük azaptır. Aşk insanın yüklendiği bir borçtur ki, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Uşşaki Şeyhi Sıddık Naci Eren Efendi Hz.’lerinin (ks) Muslumaniz Elhamdulillah isimli eserinden bir kesit…</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ey azîz!</p>
<p>Ehlullah demişlerdir ki: Muhabbet aşkın başlangıcı, aşk ise onun neticesidir. İlâhî aşk; lezzetleri terk etmek ve zahmetlere katlanmaktır.</p>
<p>Aşk bir ateş ocağıdır ki, onun alevleri gönüldedir. Aşk, insan için en büyük azaptır. Aşk insanın yüklendiği bir borçtur ki, ödeyici bulunmaz ve insanların yardımıyla o hak ödenmez. Aşk, sahibinin kalbinde öyle bir alevdir ki, Allah’tan gayrısını oraya koymaz, yakar. İlâhî aşk öyle bir ateştir ki, ona tutulanı yakar gider, âşık ise onunla övünür (iftihar eder). Aşk, Allâh’ın kalplere bir ihsân ve ikrâmıdır.</p>
<p>İlâhî aşk öyle bir seraptır ki, onu muhabbet bardağıyla içen âşığın başına köyler, kasabalar, şehirler dar gelir.</p>
<p>Hak aşkı ilâhî bir cevherdir ki, kalplerin derinliklerine indikçe artar. Aşk bir hastalıktır ki, onun ilâcı derdindedir. Yiyecek ve içeceklerden lezzet ve şehvet doğar. Şehvetten sevgi, sevgiden aşk, aşktan vecd meydana gelir. Sonra bunlarla gönül, her türlü maddîvlezzet ve şehvetten uzaklaşır, yalnız mânevî huzur ve lezzetle baş başa kalır.</p>
<p>Aşk, iradenin isteklerine, mâşuka (sevgiliye) olan sevginin üstün gelişidir. Âşıkın alâmetleri; yüzünün sararması, gözünün kararmasıdır, sesinin yakıcılığıyla muhabbet ve meveddetini göstermesidir. Allâh’ın huzurunda sessizlik ve hayret içinde kalmasıdır. Aşk sonsuz bir sevgi olduğundan, seçkin velîlerin sıfatıdır. Muhabbet çalışmakla elde edilir, aşk ise Allah vergisidir. Aşk, mâşukun (sevgilinin) vasfıdır ki, âşıkın kalbine aktarılır.</p>
<p>Aşk, korkağı cesur, anlayışsızı anlayışlı, cimriyi cömert, kibirliyi alçakgönüllü, çirkini güzel yapar. Aşk, sevenler meclisine devam edenleri dost yapar. Sahibine kuvvet ve kudret verir. Aşk öyle bir sultandır ki, hâller ona boyun eğer, akıllar ona itaat eder, kalpler ona bağlanır, duyu organları onunla sıfatlaşır, tertemiz olur, huzur bulur ve onunla sevinir.</p>
<p>Aşk insanları ıslah eder, kusurlarını düzeltir; güzel ahlâka sahip kılar. Aşk bir hâkimdir ki, kapıcısı sabır ve tahammül, hizmet edeni, duyular ve organlarıdır. Âşıkın kusuru, mâşukundan çekingenliği ve eksik taraflarının, ayıplarının onun yanında örtük olmasıdır. Âşıkın kalbi, şevkle şen ve şerefli, rûhu mânevî zevkle sevinçli, gönlü O’na yakın olmak sebebiyle nûrla doludur. Aşk öyle bir illettir ki, serbest ve hür olan kalplere ârız olur.</p>
<p>Seninle bulmuşum ey aşk, râhatı canı</p>
<p>Ki senden aldı gönül, cümle derde dermanı Bir an karar edemez firkatinle can, ey dost Seninle hayy olur ancak bu rûhı insanı.</p>
<p>Bir kâmil zat demiştir ki:</p>
<p>Ârif olan sevinçli olur. Âşık olan Allâh’a yakın olur. Allâh’a yakın olan, O’na kavuşur ve her muradı, dileği yerine gelir.</p>
<p>Aşk, dipsiz bir denizdir ki, onun dalgaları cihanın gözleridir. Aşk koyun kuyruğunu mum, taşı kum eder; yeri yakar, gökleri parçalar. Aşk bir denizdir ki, felekler ve unsurlar onda bir avuç kadardır. Eğer aşk olmazsa, bütün cihan donardı; felekler ve unsurlar (bitki, hayvan, maden, toprak) mahvolur giderdi.</p>
<p>Aşk öyle coşkun bir nehirdir ki, cihan dolabını döndürür.</p>
<p>Aşk, insanın kalbinde vefâlı bir dosttur; kalp onun postudur. Yırtıcı hayvanlar bile, aşkın ne can tatlısı olduğunu bilirler. Çünkü hepsinin hayatı, zevk ve lezzetleri ondandır.</p>
<p>İlâhî aşk, insan aklından şerefli ve üstündür. Temiz bir aşk, Allâh’ın bir vasfıdır.</p>
<p>Aşk bardağının şarabı, hayvânî arzularla dolu bardakları kırar süpürür. Kirli şeylerin aşkı, her ayıbı açığa vurur.</p>
<p>Âkilin (akıl sevdasına düşmüş kişinin) bütün düşündükleri ve çabaları hep şöhret yapmak, ad bırakmak, şân kazanmak içindir. Âşıkın bütün çaba ve himmeti; dünya gâilelerini unutmaktır. Âkilin gayreti, çabası mal ve mülk, zenginlik ve mevki içindir; âşıkın gayreti ise Allah sevgisinde kendinden geçmektir.</p>
<p>Âkil, akla; âşık, aşka itaat eder. Akıllılar, ham (çiğ) ve avâmdır. Âşıklar ise, hâs (öz) ve kirâmdır. Âkil, çeşitli bilgi ve becerileri ister; âşık ancak mânevî zevke isteklidir. Âşık aşkın lezzetini almış, dünya lezzetlerinden arınmıştır.</p>
<p>Âşık mâşuku ile aynı evde, bir ve mahremdir. Âkil ondan mahrum ve yalnızdır. Âşık görünürde fakir ve hakîrdir. Fakat aslında ilâhî aşk, onun ebedî saltanatıdır.</p>
<p>Âşık, aşk evinin hazinesi ve aşk cemâlinin, güzelliğinin aynasıdır. Aşk, saman altında, gizli akan bir nehirdir. Âşıkın cismi bir kan karışımı; kalbi, âlemden gizlidir.</p>
<p>Akıllı, cihan ahvalinin âlimi, bilicisi; gizli sırların câhilidir. Fakat âşık, can ve gönül sırlarının mahremidir ve Hazret-i Yezdan’ın (Allâh’ın) bilicisidir. Akıllıyı akıl, cihanın emîri yapar. Hayranlık ise, âşıkı cihanın kutbu yapar. Âşık, can ve gönül şehirlerini seyreder. İnsan aklı, can ayağının bağıdır.</p>
<p>Âşıkın davranışı ilhama, âkilinki ise vesveseye göredir. Âşık, zevkinden hâl ehline döner, çabasından dili tutulur. Âkil ise, kelime ve sözlükle bülbül kesilir. Herkes bir yöne dönük, âşıksa yönsüze dönüktür.</p>
<p>Aşk ateşi âşıkı yakmıştır. Bunun için o, söz ve fikirleri bırakmıştır. Âşıkın kalbine sırlar akıtılır. Âşıkın meşrebi (huyu) her meşrepten ayrıdır, Âşıkın meşrebi vahdet, mezhebi Allah’tır. Aşk kâmil bir üstattır ki, onunla binlerce ruh arasında birlik olur.</p>
<p>Âşık kendini hakîr ve zelîl eder, mâşuku ise över ve yükseltir. Âşık aşkla dinçleşir, zamana, yıllara bağlı değildir. Âşıka dert ve üzüntü şeker; akıla acı bir belâdır. Âşıkın ruh gıdası hoş, güzel seslerdir. Âşık, güzel yüzlü sevgilisine birden bakınca öyle bir ağlar ki, onu görenler ona bakıp (ölüsü ortada bulunmayan) bu ağlayışa hayran olurlar.</p>
<p>Aşkın baharı solgun olmaz, şevkin kıvılcımları donuk olmaz. Aşk ister mecâzî, ister hakikî olsun, devlet, o âşıkın başına konmuştur. Zira hakîkat, mecâz ile beraberdir. O hazînenin kapısını bu anahtar açar. Aşkın makamı çok yüksektir. Aşk olmadan felekler dönmez, onsuz âlem bu nizamı bulmaz. Aşk varsa âlem hoştur. Âşık olan, ârif ve kâmil insandır. Aşkın vasıfları dille ifade edilemez, ne kadar anlatılsa bitmez.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>ÂH BİR GÖRSEM MEVLÂM SENİ</h3>
<p>Aksın gözlerimden yaşım, Hak yoluna koyam başım,</p>
<p>Senden yüzüm döndürmezem, âh bir görsem Mevlâm Seni.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ver aşkını ben yanayım, yana yana kül olayım,</p>
<p>Yâ Rab Sana kul olayım, âh bir görsem Mevlâm seni.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Neye etsem ben nâzâr, dâim gönlüm Sendedir.</p>
<p>Çek gönlümü Senden yana, âh bir görsem Mevlâm Seni.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Seni gören kullar ile, beni de kıl onlar ile,</p>
<p>Girsem Cennet bahçesine, âh bir görsem Mevlâm Seni.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tâ geceler gündüzlerde, aşkın ile yanmışam ben,</p>
<p>Bir kez nazar eyle bana, âh bir görsem Mevlâm seni.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Senden yüzüm döndürmezem, Sensin benim Allâh’ım.</p>
<p>Kabul eyle huzuruna, âh bir görsem Mevlâm Seni.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kemter Nâcî senin kulun, ey rahmeti bol Allâh’ım,</p>
<p>Senden kalbim döndürmezem, âh bir görsem Mevlâm Seni.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tâlib olan yüce Hakk’a, yolunda mukîm ister.</p>
<p>Geceyi gündüze katıp, hemen sa’y u azîm ister</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erenler yolunu izleyip, çizgiden çıkmaya aslâ,</p>
<p>Onun yürüttüğü dâim, sırât-ı mustâkim ister.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allah sevgisinin hakikati</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kitaplari/allah-sevgisinin-hakikati/1109/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör2]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2022 07:15:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbetullah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah sevgisinin hakikati]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=1109</guid>

					<description><![CDATA[ Uşşaki Şeyhi Sıddık Naci Eren Efendi Hz.’lerinin (ks) Muslumaniz Elhamdulillah isimli eserinden bir kesit… &#160; Allah sevgisi, Allah’tan gayrısını unutmaktır. Sevgi, hayranlık duyan kalpte dâimdir. Allah sevgisi ne ihsanla artar, ne eziyetle eksilir. Muhabbet Allâh’ı bulmaktır. O’ndan gayrı her sevgiyi kalpten atmaktır, yani yok etmektir. Sevgi, kalp tanesini yiyen, kıymetli bir kuştur. Muhabbet, yüksek mânevî [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em><strong> Uşşaki Şeyhi Sıddık Naci Eren Efendi Hz.’lerinin (ks) Muslumaniz Elhamdulillah isimli eserinden bir kesit…</strong></em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>Allah sevgisi, Allah’tan gayrısını unutmaktır. Sevgi, hayranlık duyan kalpte dâimdir. Allah sevgisi ne ihsanla artar, ne eziyetle eksilir. Muhabbet Allâh’ı bulmaktır.</p>
<p>O’ndan gayrı her sevgiyi kalpten atmaktır, yani yok etmektir.</p>
<p>Sevgi, kalp tanesini yiyen, kıymetli bir kuştur. Muhabbet, yüksek mânevî makamların elde edilmesini sağlar. Allah sevgisi, O’nu bilmek, anmak ve O’nunla huzura kavuşmaktır.</p>
<p>Allâh’ı seven, günah işlemez, hiç kimseye zarar vermez.</p>
<p>Sen Allâh’a isyan ediyorsun. Hâlbuki “Ben Allâh’ı seviyorum!” diyorsun. Allah hakkı için bu acayip ve gülünç bir davadır. Eğer muhabbetin olsaydı, Allâh’ı sevseydin ona itaat ederdin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Derler ki:</strong></p>
<p>Bir gün bir cemaat Bağdat’ta <strong>Şeyh Şiblî</strong>’nin ziyaretine gitmişler. Kapıyı çaldıklarında Şiblî:</p>
<p>“-Kimsiniz?” diye seslenmiş. Onlar da:</p>
<p>“-Seni sevenler” diye cevap verince üzerlerine taş yağdırmaya başlamış. İki kişiden başka diğerleri kaçmış. Şiblî, kaçanlara:</p>
<p>“-Hani beni seviyordunuz. Taşlarımdan neden kaçıyorsunuz?” diye seslenmiş ve kapıdaki iki kişiyi:</p>
<p>“-İşte gerçek dost ve sohbetime lâyık sizsiniz!” diyerek içeriye almış.</p>
<p>Demek ki seven, sevgilisinin her şeyine katlanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bâyezid-i Bistamî </strong>naklediyor:</p>
<p><em>“Dört şeyi yanlış anlamışım: Ben Allâh’ı istiyor, O’nu anıyor, O’nu biliyor ve O’nu, seviyordum. Hâlbuki sonradan anladım ki, aksine, benden evvel O beni istiyor, anıyor, biliyor ve seviyormuş.”</em></p>
<p>Allah sevgisi bir sırdır ki, anlatılamaz. Mânevî bir emirdir ki, görünmez. Her kâmil, kendine göre Allah sevgisine ait sözler söylemiş ve onun özellik ve faydalarını türlü şekillerde belirtmiştir. Tâ ki kulların kalplerine özleyiş ve şevkin nûrlu ateşi dolsun ve içten Allah sevgisini istesinler.</p>
<p>Muhabbet ağacının yaprağı şevk (şiddetli arzu); meyvesi aşktır. Şevk muhabbetin neticesidir. Çünkü şevk, muhabbetten doğar. Sonra şevk, gerçek sevgidir. Allâh’ı seven, elbette O’na kavuşmayı özler. Şevkin kemâle varması, nefsi şehvetlerden kesmekle olur. O zaman Allah şevkle sevilir. Şevk muhabbetin cevheridir; aşk ikisinin birleşmiş şeklidir.</p>
<p>Şevk, sevgili anılınca, gönlün heyecanlanmasıdır. Şevk, insanın kalbindeki fitile benzer. Aşk, onun yağı gibidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bir kâmile sormuşlar: “-Allâh’ı özledin mi?”</strong></p>
<p>Cevabı şu olmuştur:</p>
<p>“-Ben O&#8217;nu özlemiş değilim. Çünkü özleyiş, kayıp olana, görünmeyene karşı olur. Hâlbuki kayıp olan görünürde ve sen de O&#8217;nun huzurunda isen artık O özlenir mi?”</p>
<p>Allâh’ı özleyen, O’na kalbiyle seslenir ve O’nun sırrıyla münacat eder. Özleyenin alâmeti şudur ki; yaratıcısından hiç bir şey istemez, yalnız ve yalnız O’nun rızasını ister ve gece gündüz O’na yalvarır, görünmesini diler. Özleyen, Allah’tan başka bir şey bilmez, yalnız O’nu bilir.</p>
<p>Mevlâ’ya müştâk olan gönül, cisim ve cânı neyler?! O, her şeyi bırakıp, yalnız O’nu arzu eder.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allah Teâlâ’yı candan sevme ve adâbı</title>
		<link>https://www.siddiknacieren.com/kitaplari/allah-tealayi-candan-sevme-ve-adabi/1101/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör2]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2022 22:40:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbetullah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah Teâlâ’yı candan sevme ve adâbı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siddiknacieren.com/?p=1101</guid>

					<description><![CDATA[Sıddık Naci Eren Efendi Hz.&#8217;lerinin (ks) Muslumaniz Elhamdulillah isimli eserinden bir kesit&#8230; &#160; Hadîs-i kudsîler: “Ey Âdemoğlu! Beni seviyorsan gönlünden dünya sevgisini at. Çünkü benim sevgimle dünya sevgisi aynı kalpte birleşemez.” “Ey Âdemoğlu! Kalbini ibadetime boşalt ki, sevgimle doldurayım. Bana dön ki, sana yardımcı olayım.” “Nâfileleri kılmakla Bana yaklaşan kulumu severim. Sevince de, onun işiten [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sıddık Naci Eren Efendi Hz.&#8217;lerinin (ks) Muslumaniz Elhamdulillah isimli eserinden bir kesit&#8230;</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hadîs-i kudsîler:</strong></p>
<p><em>“Ey</em> <em>Âdemoğlu!</em> <em>Beni</em> <em>seviyorsan</em> <em>gönlünden</em> <em>dünya sevgisini at.</em></p>
<p><em>Çünkü</em> <em>benim</em> <em>sevgimle</em> <em>dünya</em> <em>sevgisi aynı kalpte birleşemez.”</em></p>
<p><em>“Ey Âdemoğlu! Kalbini ibadetime boşalt ki, sevgimle doldurayım. Bana dön ki, sana yardımcı olayım.”</em></p>
<p><em>“Nâfileleri kılmakla Bana yaklaşan kulumu severim. Sevince de, onun işiten kulağı, gören gözü, hareket eden eli ve ayağı olurum. İşitmesi, görmesi ve yürümesi benimle olur.”</em></p>
<p><em>“Beni</em> <em>sevenler</em> <em>bana erer.”</em></p>
<p><em>“Ey kulum! Bendeki hakkın için, ben seni severim. Sendeki hakkım için de sen beni sev.”</em></p>
<p><em>“Beni fazla zikreden kuluma âşık olurum. O zaman o da bana âşık olur ve beni bulur.”</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hazret-i Peygamber (s.a.v.) ümmetine şefkatle Allah sevgisini müjdelemiş ve nasıl sevileceğinin yollarını bildirmiştir. Nitekim hadîs-i şerîflerde şöyle buyrulmuştur:</strong></p>
<p><em>“Allâh’ın yüz rahmeti vardır. Biri halkın birbirine merhamet etmeleri; doksan dokuzu ise, kıyamet gününde Cenâb-ı Hakk’ın kullarına merhamet etmesidir.”</em></p>
<p><em>“Allah,</em> <em>cemîldir</em> <em>(güzeldir),</em> <em>güzeli</em> <em>sever.”</em></p>
<p><em>“Allah bir kulunu sevse, yer ve gökteki bütün yaratıklar da onu sever.”</em></p>
<p><em>“Allâh’ın kullarına olan şefkat ve merhameti, bir annenin evlâdına olan şefkat ve merhametinden çok üstün ve fazladır.”</em></p>
<p><em>“Allâh’ı</em> <em>seven,</em> <em>Kur’ân</em> <em>okumasını</em> <em>da</em> <em>sever</em> <em>ve</em> <em>ona</em> <em>devam</em> <em>eder.”</em> <em>“Herkes, sevdiği kimse iledir.”</em></p>
<p><em>“Allah</em> <em>için</em> <em>seven,</em> <em>Allah</em> <em>tarafından</em> <em>sevilir.”</em></p>
<p><em>“Kim ki Allâh’ı çok zikrederse, Allah da onu çok sever.” “Allah, kulları arasındaki samimiyetten hoşlanır.”</em></p>
<p><em>“Kalbinde Allah sevgisini duyan bilsin ki, Allah da onu sever.</em></p>
<p><em>Çünkü</em> <em>o</em> <em>sevgi,</em> <em>kendisine</em> <em>Allah tarafından gelmiştir.”</em></p>
<p>Hazret-i Peygamber (s.a.v.) namaz kılarken mübarek göğsünden bir ses işitilir ve nefesinden gül ve reyhân kokusu alınırdı.</p>
<p><strong>Ebû</strong> <strong>Bekir</strong> (r.a.)’ın yüreği sevgi ateşiyle öyle yanardı ki, mübarek ağzından, yanmış ciğer kokusu duyulurdu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
