Nefsi Levvame 4

Nefsi Levvame 4

Nefs-i Levvâme 4

 

Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarındaki Nefsin mertebelerinden Levvâme’nin dördüncü kısmını yazacağız.

Nefsi levvâmedeki zâkirler:
Levvâmedir ikinci hem kızıl anın rengi
Sıfatları yedidir hem hayvani ehlidir
Hamakat, cehalet, gıybet huyudur
( ahmaklık, aptallık )
Kesreti ekil, cimâ, nevm fi’ilidir
(Çok yeme, içme  uyuma)
Davul önünde oynaması zevkidir
Kürsü dibinde ağlaması havfidir (korkusudur)
(Lâ uksimü binnefsil levvâme) mazharıdır
(Bir iyiliğe kavuşması)
[Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim (diriltilip hesaba çekileceksiniz. ) Kıyamet suresi 2.ayet ]
“Allah Allah yâ Allah” zikri hem necâtidir Mürşidinin himmeti hem ana irşâdıdır
Nefs-i emmâre’den nefsi levvâmeye geçtikce, her ne kadar abid ve zâhid olurlarsa da, levvâmenin ilerlemesi mülhimeye gerilemesine yine emmâre olduğundan ve henüz rûhu hayvan da askerlerini toplayarak vücud ülkesinden çıkıp gitmediğinden bir punduna getirir ve rûhu sultanı tahtından indiriverir. Onun icin levvâme ile emmâre arasında bulunan kimsede korku çok olur.

Salik levvâmeden emmâreye düşerse o zaman kalb evvelki safâsını bulamaz. Sâlikte bir iç darlığı, sıkıntı ve kalbinde bir ateş olur ki, anlatılması mümkün değildir. Fakat hakkında inâyettir. Çünkü bununla hâlini bilir. Hemen tevbe ve istiğfâr eder, aman kapısına düşer, çalışır çabalar, ağlar, sözün kısası ne yapar yapar ve Allahu Teala’nın inâyetiyle inler. Yolunu bularak tekrar rûhu sultanı üstün hâle getirir. O zaman sâlikin içine bir ferahlık ve genişlik gelir
Eğer gerilediği zaman sâlikte iç darlığı ve sıkıntılar olmasaydı rûhu hayvanın üstün geldiğini sezemez, nefs-i emmâreye düştüğünü farkedemez, rûhu sultanın altta olduğunu da bilemezdi. Bilemediği için de kusurunun affı ve ilerleme çarelerine teşebbüs edemezdi. Tamamen emniyet içinde kalır. Hakkın mekrinden emin olur ve:

” Yoksa Allahu Teâla’nın mekrinden emin mi  oldular? Allahu Teala’nın mekir ve tehdidinden, ancak hüsrâna uğrayan kullar emin olabilirler. ”

Hükmü celiline müstehâk bulunurdu. Bu ise -maazâllah- ezeli şekavet ( ahiret bedbahtlığına götüren hal veya özellikler. ) alâmetidir. Yani her türlü kötülük ve isyanlarda bulunduğu halde, zahiren ya batınen ilahi terbiye zuhûr etmemesini, bir dert ve bela, gam ve kedere uğramayarak nefsinin hazları ve zevkleri ile ömür sürmesi . Eğer bir kimse kendisinde bu halden eser bulunursa, başını taşlara vurarak çaresine baksın. Çünkü sui  hâtime ( imansız ölmek, kötü son) alâmetidir.

Uşşâkî meşayıhından Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin Nefsin mertebelerinden Levvâme’nin dördüncü kısmını aktarmaya çalıştık .

Kaynaklar :

1- Sıddık Naci Eren hz Tarikatların iç yüzü syf. 54- 56

2- Sıddık Naci Eren hz Bu Dünya Gölgeye Benzer  S.171

3- Sıddık Naci Eren hz Evliyaullah Kelamları syf. 87- 88

Foto :

Kitap temini : Şelale Yayıncılık  / 0 216 420 9581