Sıddık Naci Eren Efendi Hz’nin dünyaya geldiği Aktarma Köyü

Sıddık Naci Eren Efendi Hz’nin dünyaya geldiği Aktarma Köyü
A+
A-

AKTARMA KÖYÜNE GELİŞ

Sıddık Naci Eren Efendi Hz’nin babası Yunan mezaliminden dolayı önce Kırklareli’ndeki Kızılcıkdere Köyüne gelmiş. Daha sonra Balıkesir’in Tatlıpınar Köyüne gelip yerleşmişler. Efendinin babası Fatih Medreselerinden icazetli Dersiam Ali Efendi 7 sene öğretmenlik yapmış burada. O dönem Arapça harfler yasaklanınca emekli olmuş.

SIDDIK NACİ EREN EFENDİ’NİN DOĞDUĞU KÖY: AKTARMA

Sıddık Naci Eren Efendi Hz. Balıkesir’in Aktarma Köyü’nde ailesinin yaşadığı 4 odalı evde dünyaya teşrif buyuruyor. Bu ev şu anda Naci Efendi Hz.’nin halası olan Cemile Hanım’ın torunlarının idaresinde ve metruk halde.

Sıddık Naci Eren Efendi Hz.’nin babası Ali Efendi iki kez evlenmiş. İlk zevcesinden Sabri Bey, Hasan Bey ve Şındırlı Bey; ikinci zevcesi Hanife Hanım’dan ise Necmiye Hanım,  Nazmiye Hanım ve Naci Efendi dünyaya gelmiş.

Sıddık Naci Eren Efendi Hz. ailenin en son dünyaya gelen evladı olmuş.

Sıddık Naci Eren Efendi Hz. bu köyde evlenmiş. Efendi Hz. zevcesi Bedia Hanımı eve, o zamanın geleneğe uygun olarak öküz arabasıyla getirmiş.

Sıddık Naci Eren Efendi Hz.’ne Balıkesir idarecisi olarak hizmet eden merhum Ali Eren Efendi ise Naci Efendi’nin abisi Sabri Efendi’nin oğlu.

Bu bilgileri Naci Eren Efendi’nin halası Cemile Hanım’ın 80 yaşındaki torunu, Aktarma Köyünde yaşayan Ahmed Şahin Bey 2022 yazında verdi.

Aktarma Köyünü zaman zaman ziyaret eden Sıddık Naci Eren Efendi Hz. son olarak 2016 veya 2017 yılında köye ziyarette bulunmuş.

NACİ EFENDİ’NİN AKTARMA KÖYÜNDEN AYRILIŞI

Dönemin şartlarında hayatın zorluklarla sürdürüldüğü Aktarma Köyünden ilk ayrılan Sıddık Naci Eren Efendi Hz.’nin abisi oluyor. Balıkesir’de Paşa Camii’nde müezzin olarak göreve başlıyor.

Sıddık Naci Eren Efendi de Balıkesir’e göçmek istiyor. Ancak babası göç etmek istemiyor ve Naci Efendimize “Balıkesir’de zorluk çekersin” diyor.

Aradan bir zaman geçtikten sonra Sıddık Naci Eren Efendi babasının da izni ile Balıkesir’e gidiyor ve ilk olarak Kayabey İlkokulu yakınında, uzun koridor gibi mütevazi bir eve yerleşiyor. Bu ev daha sonra ihvanı olacak bir kişinin arsasının bitişiğinde bulunuyor. Daha sonra bu iki arsa Balıkesir’deki ikinci dergahın arsası oluyor.

NACİ EFENDİ’NİN MESLEĞİ

Sıddık Naci Eren Efendi Hz. Balıkesir’e yerleştikten sonra ayakkabı tamirciliği yapmış. Daha sonra kumaş satma işine girmiş. Bunun için çevre ilçelerden Susurluk, Kemalpaşa gibi yerlerin pazarlarına gidip kumaş satmaya çalışmış. Efendi’nin zaman zaman kumaşları da çalınmış. Efendi’nin ayakkabı tamiri yaptığı Dereboyundaki dükkan daha sonra yıkılmış.

Naci Efendi bir ortakla bakkaliye işine girmiş. Bu dükkan bugünkü Kelementci marketin olduğu yerde bulunuyormuş. Daha sonra halin altındaki belediye dükkanına taşınmışlar. Ondan sonra da bitişikteki iki dükkanı  daha alıp işi büyütmüşler.

NACİ EFENDİ’NİN TİCARETİ BIRAKMASI

Naci Efendi 1970’li yıllarda işi oğullarına devrediyor ama ticaretten kopması 1992 yılını buluyor. İşi oğullarına devrederken, 3 şart ileri sürüyor ve oğullarından söz alıyor. Diyor ki, “Bu dükkana gelip de yardım isteyeni asla eli boş çevirmeyeceksiniz. Asla yalan söylemeyeceksiniz. Asla faizli işe girmeyeceksiniz.”

Naci Efendi Balıkesir’de emin, güvenilir tüccar olarak nam salmış bir zat. Kumaş işine girdikten sonra, toptancılar kendisine faizle, bono ile mal vermek istiyor. Şeyh Hacı Bekir Sıdkı Visali Hz. müridi olan Naci Efendi’ye böyle bir yola girmemesini nasihat ediyor. Şeyhinin sözünü tutan Naci Efendi de toptancılara, “Ya malı hiç vermeyin veya veresiye verin. İnşaAllah günü geldiğinde borcumu size vereceğim” diyor. Gerçekten de Naci Efendi borcunu günü gününe hiç geciktirmeden ödüyor ve bölgede güvenilirliği ile tanınıyor. Bir süre sonra Balıkesir’in toptan dağıtıcısı oluyor.

Naci Efendi çok iyi işleyen ticarethanesini oğullarına devrettikten sonra işler uzun bir süre daha iyi gidiyor. Ancak zamanla fabrikalar direkt mal vermeye başlayınca ve yüksek enflasyonla birlikte işler bozuluyor. Öz sermaye yıldan yıla küçülmeye başlıyor.

ŞEYHİ HACI BEKİR VİSALİ HZ’Nİ ZİYARETLERİ

Sıddık Naci Eren Efendi Hz. ayı geçirmeden muhakkak İzmir’e Şeyhi Bekir Sıdkı Visali Hz’lerini görmeye gidermiş. Bir ziyarette Visali Hazretleri, Naci Efendi’ye babasının bir tarla aldığını ve bunu satmasını söyler. Naci Efendi eve dönünce babasına bunu söyler, fakat babası kabul etmez.

Naci Efendi ikinci ay gittiğinde Bekir Efendi durumu sorar. Naci Efendi “babasının kabul etmediğini” söyler. Visali Hazretleri tekrar “babasının bağı satmasını” söyler. Naci Efendi de dönüşte babasına söyler ama babası yine kabul etmez.

Üçüncü gidiş vakti yaklaşınca Naci Efendi “Nasıl gideceğim? Efendi yine soracak” diye düşünür. Durumu annesine sorar. Annesi de babasının, “Ben vefat edersem oğlum şeyhinin sözünü tutmak için, yok pahasına satar” düşüncesi ile bağı o dönemin şartlarında basit senetle sattığını söyler. Naci Efendi bunu duyunca rahatlayıp İzmir’e gider. Visali Hz. yine sorar durumu. Naci Efendi “Sattı” deyince de Visali Efendi “Elhamdulillah” der.