Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Pişmanım günahıma, rahmeti bol padişah Tövbe tövbe Allah’ım, tövbe estağfurullah Bir kez nazar kıl bana, gönlüm olsun pür-safâ Azap etme canıma, Rabbena yâ Allah Ettim Nâsuh tövbesi, hep isyân günahıma Sensin Gafûr ve Rahim, tövbe estağfurullah Gerek günah-ı...
Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Bahçesinde gül olsam, kapısında kul olsam Ben ona köle olsam, rehberim mürşidime İlm-i ledün sultanı, çok yücedir makamı Gelir talip olanlar, rehberim mürşidime Erenlerin gerçeği, has bahçenin çiçeği Lütfeylemiş yüce Hak, rehberim mürşidime Ol hakikat ehlidir, böylesi ender gelir Kutbiyet...
Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Geldim fâni cihâna, kulluk eylemek içûn Zâtına kul eyledi, şükür elhamdülillâh Dünyâda ve ukbâda, onu sev onu tanı İhsânı bol lütfû bol, şükür elhamdülillâh Gitmem gayrı kapılara, sen var iken Allah’ım Ancak sensin güvencim, şükür elhamdülillâh Taştı...
Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Mevlânın güzel adı. Siler gönülden pası Budur esmânın hası, lâ ilâhe illâllâh Gel tevhide tevhide, Hakk’ı zikret her yerde Gönüllerde dillerde, lâ ilâhe illâllâh At gönülden hevâyı, terk eyle masivâyı Her insanın necâtı, lâ ilâhe illâllâh Mü’minler...
Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Kim ki aşka yâr olsa, her işi âsân olur Yansa aşkın nârına, sözleri Kur’ân olur Seyr-i sülûk eyle sen, gel gir tevhid yoluna Hasta olan canlara, derdine dermân olur Söyle cân-ı gönülden, de dâim Allah Allah Et salâvat...
Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Uyan gafletten uyan, kalk uyan seherlerde Döküp gözden yaşları, ağla sen seherlerde Açılır bâb-ı subhân, dökülür feyz-i Rahman Vakt-i seher uyuma, kalk uyan seherlerde Hiç uyur mu sabaha, Hakk’a âşık olanlar Eyle tövbe istiğfar, kalk uyan seherlerde ...
Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Yâ Rabbena yâ Allah, bir kez nazar kıl bana Bende benlik kalmasın, aşkından kılma cüdâ Canları hayrân eden, nûr cemâlindir senin Mahrum eyleme beni, kabul et huzûruna Erdiler tâ menzile, hep erenler bu yolda Ol sebepten olmuşam, dâim...
Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Bu cihânda ben kulluk, edebildim mi yâ Rab? Resûlullâh’a ümmet, olabildim mi yâ Rab? Bir gün gelecek ecel, hazır olabildim mi? Can hûlkuma geldikte, yardım ola mı yâ Rab Cihandan ayrıldıkta, kara toprak altında Kabirdeki ahvâlim, cennet ola...
Uşşaki Meşayıhından Sıddık Naci Eren Efendi Hazretlerinin Divan’ından Gel aldanma şu cihâna, makâm-ı saltanata Fayda vermez ukbâda, kulluk eyle Allah’a Ver aşka sen kendini, duy ağlama zevkini Tâat eyle her dâimi, yalvar güzel Allah’a Bir gün gelir seferin, gel tefekkür eyle sen Hani gelüp gidenler, yalvar güzel...
Gülmüdür bülbülmüdür, zâr-ı efgân eyleyen Tenmidir yâ canmıdır, ârş-ı seyrân eyleyen İbrâhim peygamberi, attılar mancılıkla Yakamadı onu nâr, kim gülistân eyleyen Ay’ı günü yıldızları, kim döndürür ey ihvân Kim emreder niçin döner, bunca devrân eyleyen Ol zâhidin benzini, sarartıp ağlatan nedir Ârif nedir âşık kimdir, sırr-ı esrâr eyleyen Gel tanı...
İster isen Rahmân’ı, sende ara sen ânı Gayre bakma sendedir, sende iste sende bul Sen kendi mir’âtında, gel gözle sen her dâim Gayri şeyde değildir, sende iste sende bul Yaz ve kışlar sendedir, kenzi mâhfi aşikâr Ol mârifet ilmini, sende ara sende bul Ne Kudûs’te Mekke’de, ne ararsan kendinde Gayrı...
Kim ziyâret eylese, mübarek Beytullah’ı Eyler bize şefâat, kara donlu beytullah Cibril vâhiy getirdi, Mevlâ’dan İbrahim’e Bir nazargâh yaptılar, kara donlu Beytullah Enbiyâlar cümlesi, gelip gitti Mekke’ye Tavâf ettiler seni, kara donlu Beytullah Doğdu Mekke şehrinde, iki cihân serveri Mü’minlerin kıblesi, kara donlu beytullah Eyle bize şefâat, ey Rahmân’ın Kâbe’si...
Arz’da oldu ilk binâ, ol Kâbe-i Muazzam Mühendisi Cebrâil, çok şerefli ol Mekke İbrahim ve İsmail yaptılar bir Beytullâh Hakk’ın nazargâhıdır, ne güzeldir ol Mekke Peygamberler cümlesi gelip gitti Mekke’ye Beyt’i tavâf ettiler, ne şerefli ol Mekke Resûl doğduğu gice, putlar yere devrildi Kâbe secde eyledi,...
Var git sen Medine’ye, kıl ziyâret Resûl’ü Yeşil kubbe altında, yatar nûrlar içinde Fahr-i âlem Emîn’i, kim ziyâret eylerse Şefâat-ı vâcibdir, ol kıyâmet gününde Şehirlerden hep efdâl, zirâ yatar peygamber Muhâcirler ensâri, yatar nûrlar içinde Efdâl arz semâvâttan, peygamberin makâmı Ravzâ-i mutâhhâra, ne güzeldir Medine Ebâ Bekir ve Ömer, Osman...
Ey rahmeti bol pâdişah, pişmânım isyânıma Mücrimim günahkârım, affeylesen olmaz mı? Affeylemendir ancak, senin şânına lâyık Affınla şâd eylesen, lütfeylesen olmaz mı? İhsân ister bu cânım, o lütfu kereminden Sevdiğin kullarınla, cem eylesen olmaz mı? Nedir bende bu gaflet, kalbim oldu kapkara Bu zulmân-ı hevâdan, pâk eylesen olmaz mı? Ettim...
Uyan seherde, dermandır derde Söyle her yerde, Allah hû Allah Mevcûdat inler, duyanlar dinler İsm-i â’zamdır, Allah hû Allah Gelin meydâna, girin devrâna Zikreder eşya, Allah hû Allah Devrân edelim, cân-ı gönülden Söyle yâ ihvân, Allah hû Allah Sarıl Kur’ân’a, can verdi câna Canlara safâ, Allah...
Âşık oldum Allah’ım, senin adına Doyamadım yâ Rabbim, zikrin tadına Rahmetinle Allah’ım, affeyle beni Kabul eyle yâ Rabbim, ol huzuruna İmân ettim Rabbime, kalû-belâda Kulluk etmeye geldim, fâni cihâna Mahrum eyleme beni, ol didârından Kabul eyle yâ Rabbim, ol huzuruna Gicelerde gündüzde, zâri zâri ağlarım Aman Allah’ım aman, bir nazar...
Hak yarattı muâzzam, Muhammed-ül Emin’i Biri, sünnetli doğdu, kesilmişti göbeği Kâbe secde eyledi, Fahr-i âlem doğunca İkincisi, Kâbe’den putlar yere devrildi Üçüncüsü, esnemezdi, gel bilesin sen ânı Şeytan ona yaklaşamaz, enbiyâlar serveri İki küreği arasında, vardı mühr-i nübüvvet Dördü, ihtilam olmazdı, uyumazdı hiç kalbi Beşincisi, sinek konmaz, nûr olmuştu vücûdu...
Lütfeyledi Rabbim bana, kitap divân yazmak ile İhsân etti bu divânı, şükür elhamdülillâh Ümmiyem ben yâ âhi, sevmişem peygamberi Aldım destûr Resûl’den, nice sırdan bahsettim Bağlanmışam sıdk ile bir mürşid-i kâmile Girdim tevhid yoluna, seyr-i sülûk’tan bahsettim Tâ giceler gündüzde, cihâd ettim nefs ile Daldım aşk deryâsına, esrârlardan bahsettim Füyûzat-ı...
Her dertlere devâdır, gönüllere şifâdır Oku can-ı gönülden, besmele-i şerife Mevlâ ihsân eyledi Resûl’ün ümmetine İsm-i âzam duâsı, besmele-i şerife Gam kederi giderir, rûha ferahlık verir Her murâda erdirir, besmele-i şerife Temizler günahlardan, hep cümle masivâdan Hıfz eyler imânını, besmele-i şerife Her tâatın başı o, her şeyin anahtarı Hak rızâsı...
EÛZÛ BESMELE Gelin kulak verin bana, bak ne dedi Âdem baba Şeytanın hilesinden, eûzu besmele oku Evlatlarım zürriyetlerim, uymayın nefse sakın Dedi babamız bu sözü, eûzu besmele oku At gönülden vesveseyi, uyma sakın şeytana Hilesinden el-âmân, eûzu besmele oku Âh bu nefs-i emmâre, aldattı mü’minleri Aldanma...
Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin kitaplarından: Bu Dünya Bir Gölgeye Benzer Aldatır İnsanları Sıddık Nâci Eren Uşşâkî (k.s.) Hazretleri’nin “Bu Dünya Bir Gölgeye Benzer Aldatır İnsanları” kitabının arka kapağındaki Evliyaya Muhabbet Safadır şiirini dikkatinize sunuyoruz : EVLİYAYA MUHABBET SAFADIR Evliyaya kıl muhabbet safadır Terki edep onlara hep hatadır Evliyanın...
Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin “Gelin Allah Diyelim” şiiri GELİN ALLAH DİYELİM Bugün cân-ı gönülden, gelin Allah diyelim Her daimi her yerde, gelin Allah diyelim Allah ism-i âzamdır, her dertlere devâdır Gönüllere safâdır, gelin Allah diyelim Cümle eşya zikreder, hep derler Allah Allah Ey hakikât yolcusu, gelin...
Sıddîk Nâci Eren Efendi’nin şiirlerinde geçen Nazargâh kavramı: Aşık isen ey Sıddîk , gel kalbini pâk eyle Masivâdan kurtulan, kalbi nazargâh olur Tûr-i Sinâ gibidir, kalpleridir nazargâh Edep üzre dervişân , istemezler gayrıyı Nazargâhı ilahîdir, Ehlûllahın kalpleri Hitap gelir gönlüne, bil ki Tûr-i Sinâ’dır Zikreden aşık...
Sonraki sayfa »
Daha Fazla İçerik Yükle
Yükleniyor...